19.7.18

Karanlıktaki Adam

 
Karanlıktaki Adam, Paul Auster'in okuduğum ilk romanıdır... Roman kahramanız August Brill kızı ve torunuyla yaşamaktadır. August ve torunu arasında geçen soru cevap şeklindeki diyaloglar kitabın okunurluluğunu arttırmaktadır... Kitapta ayrıca film seyretmeyle kitap okuma arasındaki bariz farklardan bahsedilmektedir... Amerika'nın  savaş politikalarına eleştirisel bir yaklaşım getirdiği için kitabın aynı zamanda politik bir tarafı olduğunu da söyleyebiliriz...

Kitapta ayrıca sosyo kültürel ilişkilere, biteviye sürüp giden evliliklere, evlilikte yaşanan problemlere, ilişkilerin tıkandığı noktada ortaya çıkan ayrılıklara, başka insanların hayatlarına müdahil olmalarıyla değişen yaşamlara, ilk eşe olan muhabbettin ve özlemin vurgulanmasına değin bir çok konuya ustalıkla değinilmiş... Sayfa sayısının (176 sayfa) az olmasına karşın,  yazarlıkla ilgili eleştirel yaklaşımlar ve  azimli çalışmanın neticesinde gelen güzel sonuçlara ait hikeyelere kadar bir çok konuya hamilik yapan kitabın, geniş yelpazeye sahip ve okumaya değer bir kitap olduğunu söyleyebilirim... Mutlu ve sağlıcakla Kalınız...

Ayrıca Bakınız: Paul Auster, Karanlıktaki Adam'a dair beğendiğim bir değerlendirme [Oku]

Paul Auster, Karanlıktaki Adam, İktibaslar

Paul Auster

⠾ Bana pek cana kıyıcı gibi görünmüyorsun, ama ben ne anlarım? Hiçbir zaman hiçbir şeyin doğrusunu kestiremem.

⠾ Ben kitabı okumayı sevdim, işte o kadar, kitapları okuyup sonra onlar üzerine yazı yazmayı sevdim; hiç maraton koşucusu olmadım, hep kısa mesafe koştum, kırk yıl boyunca işi ancak son teslim tarihinde tamamlayan bir tazı gibi çalıştım, haftada iki köşe yazısı, arada sırada bir dergi makalesi için yedi yüz kelimelik, bin beş yüz kelimelik yazılar döktürmenin ustası oldum, kim bilir kaç bin sözcük kustum kâğıtlara? Kısa ömürlü yazılarla, yakılıp yeniden kâğıda dönüştürülen yığın yığın gazete yazılarıyla geçen...

⠾ Ömrüm boyunca hep yazar olmak istedim. Sen de Yıllarca o berbat öykülerimi sana gösterdim, sen de okuyup yorum yapmak lütfunda bulundun. Beni yüreklendirdin, o yüzden sana şükran borçluyum; Yazdıklarım kuru, donuk, hantal. Çöp. Şimdiye kadar yazdığım her bir sözcük işe yaramaz bir çöpten ibaret.


⠾ Kendinden kaçmak için filme sığınmak, kitaba sığınmaya benzemez. Kitaplar, sizi kendilerine bir karşılık vermeye, aklınızı ve hayal gücünüzü kullanmaya zorlar; oysa film izlerken hiçbir şey düşünmeden kendinizi kaptırır seyredersiniz, hatta keyif duyarsınız.

⠾ Ne yaptığını biliyorsan söze gerek yok.

⠾ Boşanmak gaddarca bir iş değildir demeyeceğim. Tarifsiz acılar, insanın elini kolunu bağlayan bir umutsuzluk ve yeis, şeytani öfke, kafanın içinde sürekli dönüp duran ve zamanla sanki bir ölüye yanıyormuşsunuz gibi bir tür yasa dönüşen bir hüzün bulutu.

⠾ Evi terk ettiğimde ben de kırk yaşındaydım. Kırkındaki erkeklere dikkat etmek gerekir.

⠾ sadece iyiler kendi iyiliklerinden kuşku duyarlar, onları iyi yapan da budur zaten.Kötüler iyilik yaptıkları zaman bunu bilirler, iyiler ise hiç bilmezler. Ömürlerini başkalarını bağışlayarak tüketirler, ama kendilerini bir türlü bağışlayamazlar.

⠾ Aklın da kendi aklı var. Kim söylemişti bunu? Ha biri söylemiş, ha ben şimdi uydurmuşum, hiç fark etmez. Gecenin bir yarısı özlü sözler yumurtlamak, gecenin bir yarısı öyküler uydurmak... İlerliyoruz canlarım; bu karmaşık durum üzücü olsa da şiirsel bir yanı var, iş o şiirselliği ifade edecek sözcükleri bulmakta, tabii eğer o sözcükler varsa.

⠾ Şu ana kadar yaptığı en önemli iş, Çehov, Calvino ve Camus’yü keşfetmek oldu.

⠾ Flora bu sefer itiraz etmiyor; adamlar içeriye girip kapıyı kapatırlarken Hoşlanmak zorunda değilsin. Sadece yapmak zorundasın. Benim hatırım için.

⠾ Yalancı olabilirsin, göründüğün gibi olmayabilirsin, hatta sonunda beni öldürecek kişi sen olabilirsin, ama senden hoşlanmaktan hiç vazgeçmeyeceğim.

⠾ Savaşmaya öylesine alışıyorsun ki, iliklerine işliyor ve bir süre sonra savaşsız bir dünyayı hayalbile edemiyorsun...

⠾ Ayrıca gizleri, utanılacak sırları, içine dolduruldukları sandığın kapağı açılsa şaşkınlıktan ağzınızı açık bırakacak kadar çok gizli kapaklı şeyi olmayan bir tek aile yoktur

⠾ Tatsız espri yeteneğim genlerimden geliyor, bunu değiştirmek elimde değil.

⠾ Oğlanlar böyledir işte. Hep kızlara bakarlar, soluğunu kesip kalbini durduracak güzele rastlamak umuduyla her kızı tepeden tırnağa süzerler.

⠾ Anlıyorsun ya, hâlâ Sonia’yı bırakmak gibi bir niyetim yoktu. İkisini birden istiyordum. On yedi yıllık karım, yoldaşım, canım ciğerim, tek çocuğumun anası – ve bu parlak zekâlı vahşi kadın, bu yeni erotik cazibe, sonunda çalışmalarımı paylaşabileceğim, kitaplar ve çeşitli görüşler üzerinde konuşabileceğim bir kadın.

2 yorum:

  1. Paul Auster'in Karanlıktaki Adam kitabını okumamıştım.Listeme alabilirim.Ayrıca hem kitabı hem de yazarı bize tanıttığınız için teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim... Yorumunuz ve ziyaretiniz için ben teşekkür ederim...

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...