9 Haziran 2014

Soğuk

yeni fidangörden il merkezine doğru ilerlerken, yıllardır tanıdığım, Kabataşlı ancak Ordu'ya yerleşmiş bir abiyle karşılaştım... beni görünce acaba o mu diye tereddüt yaşarken, gülümseyen tavırlarla yanına yaklaşıp, yanlış gördemidin benim dedim... tokalaştık, kucaklaştık... muhabet eşliğinde bir müddet ilerledikten sonra, simit evinin önünden geçerken ani bir hareketle simit evine yöneldi ve beni de ısrarla davet etti...

ne söyleyeyim, ne yer içersin diye sorunca çay içelim dedim... olmaz börek, simit veya poaça yemem konusunda ısrar etti... kahvaltıyı yeni yaptığımı söylerek bir şey yemek istemediğimi söyledim... Olsun dedi... garsonu çağırdı... karışık börek sparişi verdi iki kişilik servis açtırdı... börekler ortaya sunuldu, çaylarımız börek tabaklarının kenerana konuldu... Yedik içtik, oradan buradan muhabbet ettik... sonra misafir edebileceğini söyledi... Kendisine teşekkür ederek vedalaştık...

muhabbet esnasında ve sonrasında; aslında en temel ihtiyacımızın biraz ilgi biraz samimiyet az da olsa zaman ayırabilmek olduğunu düşündüm... asıl cömertlik maddi metalar vermek değil, samimiyetimizi paylaşabilmektir... bunun dışında hiç kimsenin bizden bir talebi yok... her kes çalışıp hayatını idame ettirebilmenin çabası içerisinde zaten...

Bunca yıldır tanıdığım, bir çay içimlik zaman diliminde bile olsa, muhabbetimi çok gördüğüm insanlardan özür diliyorum...


9/6/20014

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...