16 Eylül 2015

Alıntı Edebi Cümleler


Öyle büyük şeylerde gözüm yok hiç, küçük mutluluklar diliyorum; küçücük Bir çocuk saflığında gülüşler, Islanmış çimenlerin kokusu, Çimenlerdeki çıplak ayaklar, Bahçedeki gül ağacı, mis kokulu çiçekler, Gıcırdayan salıncak, Çocukken oynadığımız oyunlar tadında sımsıkı sarılışlar, Ruhumuza dokunan şarkılar, Akordu bozulmayan bir yaşam bestesi, Maskelerden arınmış yüzler, Sımsıcak kahkahalar, Çatılmayan kaşlar, Gün doğumları, Hepsi bu...


Gençliğimi özlüyorum.. Masum gülüşlerimi... Toz pembe görünürken hayatı, bölüştüğüm bir lokma ekmeği.. Menfaat beklemeden duyulan sevgileri, ağlarken dahi elimden tutan eli, içimde temiz kalan merhameti... Belki de ben benliklerde gizli kalan soldurulan gerçeği özlüyorum... Ne dönüp bakabiliyorum geriye, ne de garantim var geleceğe.. Tek yapabildiğim şükür diyebilmek sessizce...





Gitgide alışıyorum sana... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin... Yanımda olduğun zamanlar; nefesin doluyor içime... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça özlemim artıyor, dahada yoğunlaşıyorum sana... Yalnız içimde garip bir korku var; Sana alışmaktan değil seni kaybetmekten korkuyorum...





Seninle ilgili ne kaldıysa aklımda, olur olmadık zamanda hatırlamaktan korkuyorum. Alıştım derken herhangi bir yer ya da olayda seninde içinde bulunduğun bir mutluluk canımı son derece fazla yakabiliyor. Beni yanlış anlama, senden nefret etmem söz konusu olamaz, ama hala seviyor olmak da canımı çok acıtıyor. Ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yok.Şimdilik sadece zamanın bana iyi gelmesini umuyorum. Bunu yaparken seni özlememek için elinden geleni yapıyorum, olmuyor.. Bazen yüzüne bakıp, senden seni böylesi aptalca sevdiğim için özür dilemek düşüncesine kapılıyorum.. "Birşey değil" dersin diye vazgeçip, susuyorum...





Hayatımda olmayabilirsin, konuşmuyor olabiliriz, sesini duymuyor olabilirim, ellerini tutamıyor olabilirim, gözlerine doyumsuz bakamıyor da olabilirim. Ama bunların hiç biri seni hissetmeme de sevmeme de engel değil..''





Ne istiyorum biliyomusun? Beni çok merak etmeni istiyorum. Nasılım, nerdeyim, kiminleyim. Beyninin her hücresinle beni düşünmeni.. Evde otururken aklına ben geleyim o an, elin telefona gitsin ama 'Nasılsın' sorusunu soracak yüz bulama kendinde. Telefonu hemen diğer koltuğa atmanı istiyorum. Kafan takılsan bana iyce aklına düşmek istiyorum ogün. iyce beynini kemirmek istiyorum işte. Hani beraber dolaştığımız sokaklar vardı ya işte arkadaşlarınla dolaşırken o sokaklara girmeni istiyorum. O an duraksa birazda yüzün düşsün işte. Gözlerini kapatıp o sokakta yaşadığımız onca şeyi en ufak ayrıntısına kadar hatırlamanı istiyorum. Sonra da arkadaşlarına dönüp 'Başka bir yere gidelimmi' sözleri dökülsün dudaklarından, birazda kısık sesle. Boğazın düğümlenerek söyle o sözleri. O günün akşamında yemek yiyecek iştahın kalmasın istiyorum. Yatağına uzanıp müzik dinleyerek, tanıştığımız günden itibaren herşeyi o an, o yatakta yaşamanı istiyorum. Gözlerin dolsun.... Belkide yastığın sırılsıklam olurcasına ağla oracıkta. Pişman ol, bana karşı yaptığın herşey için pişman ol işte. Lanet et herşeye. Söv, küfürlet et o an. Uykusuz kal o gece , havanın aydınlanmasını bekle sonra uyuya kal. O gün uyandığında arkadaşlarını arayıp 'Bişeyler yapalımmı' demeni istiyorum. O gün buluşup kitapçıları dolaştığınızda o kitabı almanı istiyorum. Kalbin 'Al o kitabı satırlarına göz at' derken, beynin 'Hayır sakın uzanma o kitaba üzüleceksin' desin. Ve sende acı çeken her insan gibi kalbinin sözünü dinlemeni istiyorum. O satırları göz ucuyla okumanı istiyorum, o yatağın içinde sana okuduğum satırları işte. Gözlerin dolsun boğazın düğümlensin, ve ilk göz yaşlarınla o sayfayı ıslat istiyorum. Ağlayarak eve git. Etrafındakilerin gözleri senin üzerinde olmasına aldırma. O an sadece ağla ve yeniden buluşmamızı düşün. Eve gittiğinde evdekilerle tartışmanı istiyorum. Odana kapat kendini, sonrada sana yaptığım onca fedakarlıkları, güzellikleri düşün. Herhangi bi şarkı açarak kendini iyi hissetmeye çalış, yatağına uzanarak işte. Ama şarkının ritmi ne olursa olsun canın yansın istiyorum. Çok pişman ol canın çok yansın o an ölmek istercesine.. Benimde olduğu gibi hepsini tek tek yaşa istiyorum..''!!





Seni özlemek geldi içimden Çocukluğumu özler gibi Babamın eve gelişini gözler gibi Sobanın üzerinde kızarmış ekmek Çaydanlıkta tıkırdayan çay İçmek geldi seni içimden Oh çekerek yudum yudum Ağlamak geldi içimden Hüngür hıçkırık çocukça Hiç neden olmasa bile Türlü kaprisler yaparak sana...!!!özlemek geldi içimden sadece bu | alıntı





Çabuk kızsam da çabuk tepki göstermem... hayat beklemeyi öğretti var olsun. Hayret ettiklerini ya da belki şikayet ettiklerimi benim de yapıp pişmanlık duyduğumda oluyor... Ağladığımdan çok gülüyorum ... gülmeyi seviyorum güldürmeyi de.. Beraber gülebildiğim her konuda konuşabildiğim insanlarla vakit geçirmek hoşuma gider.. İzlerim... dinlerim... söylerim ... beklerim.. Herkes kadar ağlarım... Şikayet eder sonrada pişman olurum.. Kabiliyetim yoktur ama yazarım Aklıma estikçe de çizerim... Sorarım... açıklarım... hüsnü zanda bulunurum. Cahilim... okurum... öğrenirim... uygularım... umarım... Bu günüm yarınıma uymaya bilir ama değişmezlerim vardır... Bazen nefret ederim sonra nefretimden de vaz geçerim... Melek değilim şeytan hiç değilim... Herkes gibi biriyim Gönül nasıl görürse göz onu görür ... beyin onu yorar... Karşımdakinin kalbi ve aklıyla... bakışlarıyla tanınırım... Öylesine biriyim...





Eskiden Ben eskiden çok severdim, eskiden severdim eskiden.. Ben eskiden düşerdim limon gibi dalından bahar gelince, İğne iğne toprağa batardı alnımdan akan terim, ...Şimşek gibi bir ağaca düşerdi bakışları senin, Yağmur gibi beklerdim delişini umutlarımın, Küme küme çamura saplanışı kısrak toynağı değil senin göğsünü dayamandı kalbime, Ve ben eskiden uzanırdım çimenlere, dağlara, taşlara uzanır gibi başım koynuna.. Eskiden severdim eskiden, Dün gibi, bugün gibi.. Eskiden çok eskiden..Devamını Gör Arif Öztürk - Eskiden





Çok kadınım oldu ama. Sayısız, ama her biri tek ve eşsiz, her biri ?bir?, hepsi tam ve eksiksiz. Her kadını teniyle, kokusu, sıcağıyla sevdim. Hepsini tek tek, elimden gelen en büyük özenle, yoğun bir istekle, sarhoş bir şehvet ve nefretle sevdim kadınlarımı. Bütün bahçelerimi kasıp kavuran yangınlar oldu aralarında, beni ölüme yaklaştıranlar, ölüme yakıştıranlar, ölüme yakışanlar oldu. Beni hayatımdan alıp çakalların ortasına kemiksiz bir et yığını gibi fırlatanlar oldu. Beni öldürenler, benim için ölenler oldu. Ama hiçbiri bende ölmedi?. | Charles Bukowski





Kimmiş kimin nesi bu bana ayrılık şarkıları dinleten, efkarlı şiirler söyleten. Bir şeyler yanlışmış yada eksik? Ve yine bir şeyler yalanmış, verilen sözler gibi. Hep benim aynım gibi yada bir diğer yanım gibi tanımaya çalıştığım insanlar yalancıymış, yüreğimdeki her kesiğin failini tanıdığımda anladım.





Birine " SEVGİLİM " dediğin zaman, yanında gözlerinin içine bakmaya utanmayacaksın. Öyle romantik fısıldaşmalarmış elele tutuşup bakışmakmış bundan ibaret olmayacak. Deli gibi seveceksin. Yağmurun altında elele tutuşup koşturabilecek kadar çılgın , sürekli " ilaçlarını aldın mı?" diye kontrol edecek kadar aşık olacaksın. Gözlerine bakmaya hem kıyamayacak hemde doyamayacaksın. Kollarındayken kendini çok iyi hissedeceksin. Onun yanında istediğin kadar saçmalayıp istediğini söyleyeceksin. Öyle ağır başlı takılmaya falan çalışmayacaksın rezil olmamak için. Bazen dizlerine yatıp hayal kurabileceksin. Tek bildiği kelime oymuş gibi sürekli "AŞKIM" diye hitap etmeyecek " bebeğim, meleğim" diyecek sana . Derdin olunca gidip anlatabileceksin o da sıkılmadan dinleyebilecek ,yardım edecek.Sana sadece sevgili değim " arkadaş , abi , sırdaş " Tutku şefkat sevgi her şeyden biraz barındırabilecek içinde. Ve öyle sebepsiz yere gitmelere de kalkışmayacak. Sen ona ihtiyaç duyduğun için değil de , kendisi muhtaç olduğu icin kalacak. "BEN GİDİYORUM " dediğinde " HAYIR KAAL! SENİ YANIMDA İSTİYORUM" diyebilecek kadarcesur olacak. Geçmişinin nasıl olduğunu ondan önce kimlerin gelip geçtiğini umursamayacak. Çünkü kalbinde tek olduğunu bilecek. Hayatını seninle geçirmekten öte , o nun hayatının tamamı sen olacaksın . Senin olacak ! seninle olacak !





"Sevmek zor geliyor. Alışmamışım yoruluyorum. Her an sevdiğimi düşünemiyorum. Bazen atlıyorum. Boşluklar oluyor. Bunları boş sözlerle doldurmaya çalışıyorum. Oysa ben her an sana bakmak, bir sözünü kaçırmamak; bir kıpırdanışını, yüzünün her an değişen bütün gölgelerini izlemek, her an yeni sözler bulup söylemek istiyorum. Her mevsimde, her gittiğimiz yerde, insanlarla ve insanlarsız, aşkın değişen yansımalarını görmek istiyorum. Bütün bunlar beni yoruyor. Sen orada duruyorsun ve beni seyrediyorsun sadece. Senin için sevmek, su içmek gibi rahat bir eylem. Ben, her an uyanık olmalıyım." Tutunamayanlar | Oğuz Atay





Hani şu senin deli gibi sevdiğin kişi bir gün sana ?seni seviyorum? der de, çıkarsanız, anlatayım neler olacak: İlk önce sana seni sevdiğini söyleyecek, senin için uğraşacak, seni mutlu edecek, sana sarılacak, seni öpecek, sana istediğin herşeyi verecek. Gezecek, birlikte kahkahalar atacaksınız. Ayakların yerden kesilecek, herkese onu anlatacaksın, hatta ondan başka hiçbir şeyi konuşmayacaksın. Onun sonsuza dek yanında olacağını düşünüp, onun için herkesi karşına alacaksın. Hayatını, ondan ibaret gibi anlatacak ve yaşayacaksın. Gözlerinde kaybolacaksın, ellerini bırakmak istemeyeceksin, üşüdüğünde ona sarılacaksın, kalbinin atışını hissedeceksin, kokusunu ciğerlerine kadar ezberleyeceksin. Ne zaman ne yaptığını, mimiklerini, kirpiklerini, ellerini aklına gelecek ne varsa bir bir aklına işleyecek hepsinin şekli şemali. Herşey güzel gidiyor diyeceksin, sonra bir şey olacak. Bir soğukluk girecek araya, bir umursamama, bir takmama. İşte o zaman yerden kestiği ayaklarınla çakılacaksın yere. Bir şey olmayacak vücuduna ama kalbin parçalanacak. Öleceksin her gün. Çünkü o senden sıkılmış olacak. Çünkü o senden bıkmış, artık başka tatlar arıyor olacak. Çünkü o, çoktan bir başkasıyla konuşmaya başlamış, senden kurtulmanın yolunu arıyor olacak. Sen ne mi olacaksın? Hayatına giren her adama onun sana yaptığı bu şerefsizliği ödetmeye çalışacaksın. Canı yansın isteyeceksin, senin mutluluğunu duysun, kahrolsun diye dualar edeceksin. Onsuz mutlu olabileceğini kanıtlamaya çalışacaksın, nefret ede ede seveceksin. ?Bir gün bana gelirse asla dönmeyeceğim? yalanına kendini inandıracak, ama hep gelmesini bekleyeceksin. Sen ne mi olacaksın? ' Sen, yaşarken öleceksin.





"Çok mutsuz olabilirsin. Çok acı çekebilirsin. Mahvolabilirsin. Her şeyini kaybetmiş olabilirsin. Hüngür hüngür ağlıyor olabilirsin. Ölmek istiyor olabilirsin sen ne yaşarsan yaşa; Ne kar yağmaktan vazgeçer, ne de yağmur diner. Hayat kendine, gelmeni beklemeden akar gider ve zaman seni asla durup da beklemez. Sen ne kadar gözyaşı dökersen dök, bir yerde insanlar kıskanılacasına mutlu olmaya gülmeye hatta kahkaha atmaya devam eder. Yani; Çektiğin acıları en derin sen hissedersin. Ve onların verdiği zarar yetmiyormuşçasına kendini öldüresiye hırpalarsın. Aslında çeker gidersin, herkes kaldığını sanır."





Aynanın karşısında kendisi ile konuşan birisi gibiyim bu aralar. Kimse yüzüme bakmadığı halde, ne kadar güzel olduğumu anlatıyorum, inan ben bile inanıyorum bu yalana. Oysa, oysa biliyordum aslında, kırışmış yüzümü saklamıyordu aynalar. Sadece ben kendimi güzel görmek istiyordum ve aslında kendime değil, aynaya güzelliğimi anlatmaya çalıyordum... (Yollar Huzura Çıkar)





İyiyim ben? Biraz üzüldüm sadece, ağlarsam hepsi geçecek. Kalbim kırıldı, buruk bir sevinç öldü içimde ama ben iyiyim. Dokunamadığım, göremediğim, nasıl dindireceğimi bilmediğim bir acı taşıyorum bu sıralar yüreğimde. Biraz yalnızlık, biraz hüzün, biraz terk edilmiş bir ağırlık var üzerimde,ama dedim'ya hepsi geçecek zamanla..... Kahretsin ki iyiyim ben, hala nefes alıyorum..!!

 



Bazen Öyle Bir Noktaya Geliyorum ki;Bir Çok Şeyin Adını Koyamaz Oluyorum..Dost, Düşman, Aşk, Öfkem ve Neşem Hepsi Birbirine Karıştı... Net Olan Bir Şey Var ki; Kalbim Yumuşadıkça İnsanlar Daha Bir Acımasızlaşıyor...İşte Bu Yüzden Artık Kabuğum Daha Bir Sert.. Attığım Adımlar Ürkek ve Yavaş...Hayallerim Sınırlı.. Kalbimin Anahtarı ise Sadece Samimiyet...





Kelimeler her şeyi anlatır.. Ama her şeyi yaşatmaz. Bazen ben bile yabancı olurken kendime sana nasıl anlatırım ki beni! Neşeliyim diyeceğim, belki suratsızlığıma denk geleceksin! Espiriliyim diyeceğim, belki ağlamalarıma denk düşeceksin! Özgürüm diyeceğim, belki tutsaklıklarımda yakalayacaksın beni! Kendimi anlatıpta bir kalıba sığdırmak istemem düşüncelerimdeki beni.. Hani yaşamadan bilemeyeceğin şeyler vardır ya, onlardan biriyim belki.. Bazıları için herhangi biri, Bazılar için vazgeçilmez biri! Düşlediğim kadar insanım, İnsan olduğum kadar hatalı!





Herkesin gidebileceği bir yol vardır. Sen yeter ki, kendin kalabilmeyi becer. Çünkü kendinden başka kimseye mecbur değilsin. Zorlama kendini, Bırak yanındaki seni mutlu ettiği sürece seninle gelsin. Sen istemediğin sürece, hiçbir şey için ödün vermemelisin. Çünkü uğruna fedakarlık yaptığın kişi, yarın seni unutabilir. Ve unutma; Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.





Bazen susarsın, bazende suskunluğuna yanarsın Bazen üzülürsün bazende mutlu olmaktan kaçarsın..Bazen... değer verirsin birine ama bazende onun değersizliğine verdiğin değerden utanırsın.. Bazen konuşmak dertleşmek istersin biriyle ama bazende insanların iki yüzlülüğü gelir aklına..Yine susarsın.. Bazen birinin gözlerine saatlerce bakmak istersin ama baktığın gözlerin senin gibi bakmadığını görünce başını çevirirsin.. Bazen aşkı buldum diye haykırmak istersin.. Bazende sesini duymak istediğin kimseyi asla yanında bulamazsın !





Her insan mutlu olamaz... Çünkü; gereğinden fazla özler dünü, hak ettiğinden fazla düşünür yarını. Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü. Her insan mutlu olamaz. Çünkü; gereğinden fazla özler hayatından çıkanları. Hak ettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecekleri. Ve asla göremez yanı başındakileri.





Yüreğimdeki yaramı seviyorum!! " Yarayı açanı değil, Açtırana HAMD olsun diyorum!! "Sıkıntılarım beni güçlü kılıyor, O halde yorulmak yok yola devam ediyorum.! "Ellerimi semaya kaldırıyorum, MEVLAMA diz çöküyorum" "Göz yaşlarımı avuçlarıma saklıyorum.!!! "Kalbimin kanayan yanını, Diğer yanımaemanet ediyorum, Ve şükrediyorum... ­!! "Halâ dik duracak kadar güvenim olduğu için!! ... KALBi OLANIN ELBET HÜZNÜ'DE VARDIR, SABRI'DA VARDIR.... HÜZNÜME DE ,SABRIMA DA ELHAMDÜLİLLAH ...





Her engel bir fırsattır... Kalp kırıklığı,mutlu olmak için, Hastalık,iyileşmek için, Nefret,sevmek için, Suç,affetmek için, Başarısızlık,başarılı olmak için bir fırsattır.





Bazen sevilirsin, bazen dışlanır, kimi dostun olur, kimi düşmanın, birisi samimiyetle gelir, diğeri kıskançlıklarla.. Varsın olsun, herkes istediği gibi yorumlasın seni; Eğer ki kalabiliyorsan sen "Sen Gibi" ve daima iyiye, güzele talip olarak? Yüzünde sessiz bir "Tebessüm" ile hayata devam et?





Ne kimseyle KONUŞMAK istiyorum ne HATIR sormak...! Ne HATIRIMI sorsunlar ne de MERHABALAŞMAK..., Öyle bir BAŞIMA yalnız kalmak... Belki de geç KALDIĞIM şeydi; en doğrusuydu bu KARARI geçte olsa ALMAK... Gerek yok öyle etrafımda kuru KALABALIĞA... Hem ZARAR vereceklerin sayısı AZALACAKTIR mutlaka.... Ve eskisi gibi zaman zaman değil şimdi HER zaman... Yalnız kalmak istediğim zamanlar artık HER AN.... Belki de SESSİZLİKTİR artık beni MUTLU edecek olan... Hem ASİLDİR sessizlik yalan söylemez hiç bir zaman... Öyle kimselerde olmasın şimdide, sonrada YANIMDA... Kimsenin "CANIMI, CİCİMİ, AŞKI, SEVDİĞİ" olmasam da olur bundan sonra... Her ne kadar SEVİLDİĞİMİN YALAN olduğunu biliyor olsam da... Yine de alışıyorsun ya zor oluyor sonra kollarını açıp inanmak DOĞRULARA...! Artık her şey YOLUNDAYMIŞ gibi de davranmak istemiyorum...! Yolunda olmayan bir çok şey var HAYATIMDA anlatabiliyor muyum? Şimdi biraz KÖŞEME ÇEKİLİP, güzel HAYALLER kurmak istiyorum!......





Gençliğimi özlüyorum.. Masum gülüşlerimi... Toz pembe görünürken hayatı, bölüştüğüm bir lokma ekmeği.. Menfaat beklemeden duyulan sevgileri, ağlarken dahi elimden tutan eli, içimde temiz kalan merhameti... Belki de ben benliklerde gizli kalan soldurulan gerçeği özlüyorum... Ne dönüp bakabiliyorum geriye, ne de garantim var geleceğe.. Tek yapabildiğim şükür diyebilmek sessizce...





Merhaba..uzun zaman oldu dertleşemedik..gerçi sen bir kaç senedir konuşmaz oldun sıkıntılıyım bu aralar; ama yola devam, engeller olsun ki aşmak için çabalayalım bir amacımız olsun Böyle tek taraflı sohbet etmeyi senden sonra öğrendim.Biraz değişik geliyor; ama alışıyorsun; Geçenlerde aklıma geldin öyle ansızın, ne kadar oldu dedim, cevap vermedin.Bir daha soramadım, kendim de hesaplamadım.. alışmak istemiyorum sanırım, gerçekle yüzleşmek zor, kaçmak daha işime geliyor.Uzun sürdü; ama seyahatin.. Tadım kaçmadı değil.. hayır bu kadar uzağa neden gittin? Hadi gittin cevap da vermiyorsun.Eski sohbetlerimizi özledim.Böyle hep ben anlatıyorum, sen susuyorsun..yine derinleştim... haa bu arada bir çayır papatya siparişi verdim bahar yağmurlarıyla yeryüzünde açıcakmış senin için..papatyaları çok seversin..bu gün: yıldızlar sana yansın, ay sana parlasın, güneş sana doğsun orada Rabbimin en güzel mekanlarında telaşsız, stressiz, sıkıntısız huzur dolu ve mutlu olduğuna inanarak seni Rabbime emanet ediyorum..Çok özledim....





Allah derki:Kimi benden çok seversen onu senden alırım... Ve ekler, onsuz yaşazamam deme, Seni onsuz da yaşatırım... Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, Canından saydığın yar bile bir gùn el olur...Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşùr, düşman kalkar dost olur, ôyle garip bi dünya..Olmaz dediğin ne Varsa hepsî olur... Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın... En garibi de budur ya Öldùm der durursun, yine yaşarsın..."





Dilsiz değildir suskunluğum çok şey anlatır anlayana...Kelimelerin anlatamadığını anlatır insana.Bir kaçış değildir suskunluk,bir bakıştan çok daha fazlasıdır.Sessiz çığlıkların bir adım ötesidir.Hayata olan öfken,insanlara olan kırgınlığın ve daha nicesi saklıdır içinde.Sukunetin, rest çekmenin "asîl" halidir anlayana..!!





Basit biri değilim... Gözlerimi kanatırcasına ağladığım gecelerim var, ve kahkahalara sarılmış anılarım herkes kadar dertli bazılarından fakir, çoğundan zenginim. taşıdığım hayallerim söylenecek şarkılarım var, bilmeyene sevmeyi öğretecek kadar büyük bir kalbim, gidene beddua edemeyen bir dilim var...





Yeniden doğmak gibi bir şey, hayatın kurallarından sıyrılıp arsızca, ÖZGÜRLÜK DİLEMEK.. Ben kimsenin elini hissettiğimden emin olmadan,TUTMADIM.. Hiç bir yola aşka inanmadan DÜŞMEDİM... Benim özgürlüğüm SADELİK... Benim özgürlüğüm SADAKAT... Benim özgürlüğüm CESARET... Benim özgürlüğüm Ruhta yaşayan AŞK...! Ben özgürlüğümü kimsenin.... İki tatlısözüne SATMADIM.... Ben Kalbimi Kıymetlim bilip KIYMETLİME SAKLADIM ...!!





Sen benimsin. Çünkü; emeğimsin, sevgi verdiğimsin. Çünkü; değer verdiğim, çaba sarfettigimsin.­Çünkü; umutla bekledigimsin. Gülümsün, gülücüğümsün. En ufak şeydeki tebessümümsün. Sen benimsin. Çünkü; söz verdiğim,söz verenimsin. Ellerini tuttuğumda hala ilk günkü gibi heyecanlandığımsın.Bir anlık kızgınlığım, kızdığımdan dolayı kendimi affedemedigimsin. Sen benimsin. Çünkü; verdiğim yaşam savaşımsın. Amacımsın,ulaşmaya çalıştığım hedefimsin. Her saniye düşündüğümsün. Sen benimsin. Her şeyinle benimsin. Yada her şeyinle seninim. Sen benimsin. Çünkü; beklediğimsin, gelişimi bekleyensin. Hayallerimde mutlulukla beklediğimsin. Sen benimsin. Çünkü; dünümdün, bugünümsün, yarınım olacaksın. Sen benimsin. Çünkü; oturup ALLAHA yalvardığımsın.­Dualarımda bahsettiğim. Her yerde gururla anlattığımsın. Sen benimsin. Çünkü;tek dilediğimsin. Umudumsun, huzurumsun, saygımsın, kendime olan güvenimsin, hayata bakış açımsın. Sen benimsin, her şeyden önemlisi ben seninim.





Gidiyor musun diye sorma bana. Gönderen sensin bitanem. Ne terk etmeyi istedim seni, ne de daha yaşamadığımız bu aşkın toprağa gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim bende senin kadar endişeli. Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana, ama lanet olsun inandıramadım seni. Sen sorgularken beni kafanda, ben gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla. Bir tek sözün bağlardı beni sana, oysa sen hep susmanın koynundaydın bitanem. Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku teslim alır bedenleri de. Sütten çıkmış ak kaşık değildim ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza. O dünya ki bazen bir çay bahçesinde bazen kentin ortasında şekillendi. Nasıl da güzeldi. Zaten varsın diye her şey güzeldi ama sen buna inanmadın.Ah bu sorular. Yaşamak varken sevdayı delice, niye boğarız sorunlarla?Nasıl ikna edebilirdim seni? Ben aşk dedikçe sen dur dedin.Ben seninleyim dedikçe sen hayır dedin.Zaten az konuşan sen olumsuz ne kadar sözcük varsa bulup çıkardın ortaya.Ben bir şey diyemedim.Ne kadar zarar vermişim sana meğer. Nasıl değiştirmişim seni.Oysa hiç böyle düşünmemiştim. Kimseye zarar vermek istemem ben.Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.Ama öyle oldu işte. Demek ki gitmelerin zamanı şimdi.Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.Rahat değilim diyordun ya rahat ol artık bitanem.Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.Sanma ki bu sevdayı başka kimliklere taşırım.Sanma ki benden sakladığın gülüşleri yalancı yüzlerde ararım.Seni de götürürüm yüreğimde. Yokluğunu taşırım.Bulup bulup kaybettim seni.Ne yazıkki toz duman edemedim kuşkularını, ne yazıkki kalamadın bana.Öpücüğümün kokusu kalacak gözlerinde.Kokladıkça bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın bitanem.





Hayatım boyunca kendimle ilgili olarak uzun açıklamalara girmekten kaçındım. Yani duygularımı bütün açıklığıyla uzun uzun anlatmadım kimseye. Bunu yapmak doğru muydu bilemiyorum ama bu böyle sürdü. İstedim ki bana bu kadar yakın olan insanlar birkaç kelimeyle, birkaç cümleyle, bir bakışla, bir nefes alışımla anlasınlar neler olup bittiğini. Çünkü ben böyle anlayabiliyorum. Eğer sahiden birinin yakınında duruyorsam, bu kadarla da olsa farkına varabiliyorum olup bitenlerin. Yakınlarında olmanın hakkını veriyorum ve bunu onlardan da bekliyorum.





Hayat seni korkutuyorsa, içini yakıyorsa, en yakınların çirkin maskeler takmışsa hayat budur de, ikinci kez çağrılmayacağın bir oyun olduğunu söyle. Zevk verici ve acı çektirici bir oyun, inanç ve aldatma oyunu, maskeler oyunu, onu sonuna kadar oyna, ister oyuncu olarak ister izleyici olarak.





birileri yaşar, birileri ölür. arkada kalanlar yarım yamalak, paramparça ve halsiz, günler yalancı, geceler günahkâr. ne günü ne gecesi, gözünü kırpmaz, rüya görmez nefesi hissedilmez. hep sorular sordular, cevaplarını merak etmediler. ben hep doğru bildiğimi yaptım, kendi alın yazımla yaşadım hayatı. "iyi ol" dediler, kötü nasıl olunur bilemeden. "iyi misin?" dediler, bir kere bile gerçekten ?nasılsın?" demeden. ben iyi bir adam olamadım. iyiler ilk görüşte tanınmaz.





Bildiklerini unut. ? diyor DOST.? Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla. Zanlarını, yargılarını, önyargılarınıve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvalave hepten terk et... Gıybet etme sakın,bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker. Kimsenin aleyhine konuşma,uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın. Birini nekadar çok aşağılar yahut dışlarsan,onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar. Kainatın matemetiğidir. Bir koyar, bir alır insan. Bilmeden kendi hesabını dürer ? diyor DOST?? Hiçbir konuda emin olma ? diyor DOST? ? Kendini ayrıcalıklı sayma. Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme. Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir. Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.Herzaman başkalarından öğrenmeye açık ol. En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma. Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy. Açık bir kapı bırak daima. Ne kadar bilsen de hiçbirzaman yeterince bilemeyeceğini unutma.Tevazudan şaşma. Ancak ozaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden. ? diyor DOST? "Bildiklerini Unut"diyor Dost! Tebrizli Şems.......





İnsan ömrü, başkasının yanlışlarının yükünü kendi omuzlarına alamayacak kadar kısaydı. Herkes kendi yaşantısını yaşar, bunun bedelini de kendi öderdi. Acınacak tek şey, insanın bir tek yanlışlık için sık sık bedel ödemek zorunda kalışıydı. Gerçekten insan, suçunun cezasını bir daha, bir daha çekiyordu. Kader insanlarla alışverişinde defteri hiç kapatmıyordu.





Suratını astığın kadar üzülürsün.. Emin ol kimse canı gönülden Ortak olmaz derdine...Ve emin ol hiç kimse sahip çıkmaz sana.. Çıkar dünyasında kazandığın kadar, Harcanırsın..! Ağzından çıkan sözlere dikkat et ki ileride üzülmüyesin başkalarına kurban etme kendini içinden geçenleri yap sende ama yürek ister..





Ben yaşadıklarımın hiçbirini unutmam. Ama evet ! Yeri gelir susarım. Canımı çok yakan şeyler olur ama yinede susarım, tükenirim. Buna izin de veririm aslında.. Salaklığımdan mı? Hayır! Ben kimseye ''GİT'' de demem, diyemem. O kişi vazgeçilmez olduğundan mı? Hayır. Ona o kadar şeye rağmen, o kadar değer veririm ki, Hergün yaptıklarına utansın diye. Ama bir gün öyle bir giderim ki; Kaybedeceğim hiçbir şey olmaz!.





Derin bir insanım ben... Herkes anlayamaz.Gülümsemelerim kahkahalarım çoktur. Ama bir o kadarda üzüntülerim,hayal kırıklıklarımda çoktur. Hepsini gülümsemelerimin arasına saklar,kendime mutluluk maskesi yaparım. İyiyim derim soranlara,bişeyim yok herşey yolunda derim. Ama kimse bilmez yorgunluğumu,suskunluğumu,sessizliğimi,kızgınlığımı,dargınlığımı,kırılmışlığımı ve en başta hayallerimin intiharını... Dedimya herkes anlayamaz işte...





Hala kokun var buralarda bir yerlerde, gölgen yine duvarıma düşüyor.. Gülümsüyorsun, sarılıyorsun, öpüyorsun.. Her gece benimle uyuyorsun, saçlarıma dokunduğunu hissediyorum; kirpiklerimde dudakların, yüzümde avuç için.. Hissediyorum; ruhunla buradasın, senin de hiç rahat etmiyor için.. Biz kavuşamazsak bir daha seninle; En fazla içimde kalırsın, gittiğin en uzak yer aklım olur..





Ben ustayımdır beklemelerin, sabretmelerin. Ama sanma ki safım, ne herşeye inanırım, ne de herşeyi sineye çekerim. Yalnızlıktan öleceğimi de bilsem güvenimi kaybetmiş herkesten soğur ve anında çeker giderim. Ve beni az çok tanıyorsan eğer bilirsin; Ne kimseye yük olurum, nede hiç kimseyi kendime yük ederim.. Ben yalnızca yüreğimin ekmeğini yerimmmmmm anlata bildimmiiii......Bahriye





Bir geldin, hoş geldin Binbir oldum birken ben Hoş geldin sevgilim Hoş geldin beklenendin Güneş misin, ay mısın? İyi ki doğmuşsun sen Bir geldin, hoş geldin Binbir oldum birken ben Hoş geldin sevgilim Hoş geldin beklenendin Güneş misin, ay mısın İyi ki doğmuşsun sen Güneş misin, ay mısın İyi ki doğmuşsun sen





bir gülüş ki, bildiğim sadece beni benden alan bir gülüş... kimdir, nedir, adı güzel midir?... gönlüm bir bilinmezin peşine düşmüş... öyle bir düşüş ki, sanki bir daha dönmemek üzere, kendimden gidercesine, ... nerede görmüş ve neden aklıma düşürmüşüm bir bilsem... bir gizi sevmek bir bilinmeze suret vermek bir silueti netlemek ne kadar da zormuş... şimdilik tek yapabildiğim beklemek... belki bi yerlerde tekrar görüşecek ve o güzel gülüşüyle gönül kışıma baharı getirecek...

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...