27 Eylül 2015

Babanın evladına mektubu

Tuncay Kurtiz

Ordu'ya gittiğim zamanlar da mütemadiyen gittiğim Aktaşlar pide salonunda yediğim pidenin ardından, neskafemi yudumlamak kadar güzeldi, Babasının Tuncay Kurtiz'e yazdığı mektubu okumak...


VALA KURTİZ'DEN OĞLU TUNCEL KURTİZ'E MEKTUP "10.3.1954, Bozüyük. Tuncel, mektubun yeisten vücuduma nüzül indirtiyordu. Çok bedbaht bir baba imişim. Bir babanın vazifesi evladını bir mektepte okutmaktır. Kolay mektep aramak değildir. Leyli okulda okuyamayacağım diyen sendin. Sendeki rahatlık hiçbir okuyan çocukta yoktur. Sende hiç sıkılma yok mu? Bu kadar iradesi zayıf bir insan mısın? İzmit'te bu kadar müsait bir muhit içinde yapamadığını Anadolu Mektebin'de mi yapacaksın? Yoksa orada diploma ve not mu satılıyor? Halinin neye müncer olacağını düşünüyor musun? Derslerini yetiştiremeyen bir talebe herhangi bir oyuna zaman feda eder mi? Ederse onda akıl ve irade var denir mi? Senin mektubundaki vaatlere nasıl inanabilirim? Bütün Allah'ımdan dileğim, pek yakında inşallah babasız kalmandır. Bu yara beni çok çabuk öldürecektir. Bu acıyı ancak baba olduğunda hissedebileceksin. Gönderdiğin mektubu Kuran kitabının içine koydum. Benim bu yazımı da sen sakla. Son olarak talebini kabul ediyorum. Gelecek sene İzmit'te okuman şartıyla. Bir baba, manen ancak benim kadar yıkılabilir. Sana giderken tembihim, okuldan çıkınca doğru eve gidip yarım saat istirahatten sonra akşam yemeğine kadar derslerinle meşgul olmandır. Senin yine bildiğin gibi hareket ettiğini anladım. Sende azim ve irade noksanlığı görüyorum. Bunu takviye etmezsen, sonun çok feci olacaktır. (...) Anadolu okuluna kabul edildiğini de bildir. Taksidi doğruca mektep müdüriyetine tel veya posta ile göndereyim. Bunun benim sana yapacagım son vazife olduğunu de bil. (...) Aklını başına al. Annen ve ben çok müteessiriz. Gözlerinden öperiz. "

11 Şubat 2013

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...