12 Ekim 2015

O mu söyledi şarkıyı ben mi be.

ofsayt osman : o mu söyledi şarkıyı ben mi be.
kemal: gene başlama be.
ofsayt osman : ya ne talihtir be, hayatta ne yaptı isem parsayı başkaları topladı, ofsayt osmana' da hep avucunu yalamak düştü iyimi.
kemal: boşuna dememişler ofsayt osman diye.
ofsayt osman: yani, birşey değil ama ya bir allahın kulu çıkıpta bana da bir aferin sallasa, allahıma kitabıma canımı veririm be.
kemal : üzülme be, ben varım ben. nah topunu bir araya koy tırnağın etmezler senin.
ofsayt osman : sağol, sağol ama vallaha mı be vallaha mı.
kemal : hem vallahi hem billahi.
ofsayt osman : allah be, allah büyük be, elbet birgün görücek bu fakir kulunu, ofsayt osman, osman diycek bi gol attırıcak bana herkezin feleği şaşıcak diyorum sana, ulan böyle bi yani gayette büyük bi iş olucak hani, gazeteler böyle diyecekler, ofsayt osman diyecekler erkekmiş yani ya öyle diyecekler. herkezin alay ettiği, böyle rakı ısmarlatıp şarkı söylettiğine, sonra tekmeleyip böyle meyhaneden kovduğuna, yerlerde izmarit topladığına bakmayın diyecekler. osman yani ya ekstra adammışta biz bilmezmişiz diyecekler. allah be allah büyük be ( hulusi reis yanlarından geçer ) merhaba abi.
kemal : merhaba abi.
çift uskur hulusi : merhaba, merhaba.... senelerce bu hayallerle yaşadı durdu ofsayt osman garip, kimsesiz altın gibi çocuktu. bakmayın serseri olduğuna berduşluğuna aslan gibi delikanlı idi. ne yapsın ki kader ofsaytta kalmasını yazmıştı anlına. bu hikaye böyle sürüp giderdi ama, günün birinde iki adanalı milyarder, yeşilköy hava alanında buluştular... nefret ederlerdi birbirlerinden, ama o gün özel bir sebebten buluşacaklardı. hurşit ağa' nın güzel kızı zühre avrupa' da gazetecilik tahsilini bitirmiş , ferhat ağa' nın oğlu sarı ökkeş de tahsil yerine barlardan, kumarhanelerden, batakhanelerden diploma almış tek satır okumadan memleketin yolunu tutmuş. ne var ki bu seferde güzel zühre' ye kör kütük aşık olmuştu bizim serseri. işte ikisi de döndüler avrupadan ve başladı ofsayt osmanın hikayesi buyrun hanımlar beyler...
Ofsay Osma giriş sahnesi

sinemada bir "sadri alişik" farkındalığı. "sadri baba" ismi ile müsemma, bir realite. sinemaya yansıtan bir ayna. görünen yüz; gönüllerde her dem solmayan bir gönül bahçesinin, o hep lalezarı. işte bu senin sinemandı sadri baba. keşke film repliğinde olduğu gibi, ölüm senin için bir şaka olsaydı demeden geçemediğim, o mağrur bir şahsiyet. filme hiç değinmiyorum, film kendisini anlatıyor zaten. sende bu dünyadan göçtün ya! seninde ruhun şad olsun be, sadri baba!
kaynak: http://www.uludagsozluk.com

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...