16 Ağustos 2017

Fotoğraf sanat mıdır?

Kabataş İlçesi
Yıllardır fotoğraf çekiyorum... Hatırlıyorum da ilk aldığım fotoğraf makinesi sony marka dijital  bir makineydi... 2007 yılında almıştım ve yanılmıyorsam 10 megapikseldi... İlçemin doğasını, insanını ve gündelik haberlerini, açtığım site üzerinden paylaşıyordum... Gel zaman git zaman, bir kaç tane daha dijital olmak üzere (Canon IXUS 510, Nikon, Canon HS 5010 ) fotoğraf makinesi alarak,  hep daha iyi görüntünün ve  kalitenin peşinde oldum...  Son olarak aynasız fujifilm a-x2 model fotoğraf makinesi aldım.  Şu an onunla fotoğraf çekiyor ve sosyal medyadaki takipçilerimle paylaşıyorum... Şimdilik yeni bir makine almayı da düşünmüyorum... Cep telefonu teknolojisinin ve fotoğraf çekme özelliklerinin baş döndürücü bir hızla gelişiyor olması, DSLR fotoğraf makinelerine olan gereksinim giderek azalıyor...

DSLR fotoğraf makinelerine olan tutkumu, çalıştığım kuruma aldığımız Nikon D7000 model fotoğraf makinesi sayesinde tecrube ettim... Resmi işlerimizde kullanmak üzere aldığımız fotoğraf makinesiyle yaptığım test çekimlerinden bir tat alamadım çünkü, devlet malının ağırlığı, fotoğraf çekme keyfini ezip geçiyor...   Şahsi fotoğraf makinemle çektiğim fotoğraflara kendimi kaptırıyor ve benimseyerek çektiğim için keyif alıyorum...

Fotoğraf makineleriyle yaptığım çekimler neticesinde edindiğim tecrubelerimden hareketle  şunu söyleyebilirim; Kullandığım fotoğraf makinelerinin içinde bir tanesi var ki onunla yaptığım çekimlerin çıktısı ve keyfi bambaşka... Bir arkadaşımdan 1 aylığına emanet aldığım Nikon D90 fotoğraf makinesi ve makro lensleriyle beraber çektiğim fotoğrafların tadını hiç bir fotoğraf makinesinden alamadım...

aybastı perşembe yaylası
Kabataş İlçesi / Perşembe Yaylası

Bu içerikte Fotoğraf makineleriyle ilgili kronolojimden bahsetmekten ziyade, fotoğrafın bir sanat olup olmadığı konusunda bir şeyler zırvalamak istiyorum... Yazacaklarım fotoğrafın sanat olup olmadığı konusuna ışık tutmayacaktır... Fotoğrafın sanat olup olmadığı konusu ile ilgili kimin neler söylediğine de girmeyeceğim...

Bu konuyu açmamın sebebi; Resim bir sanattır ancak fotoğraf bir sanat değildir diyen ve fotoğrafa olan ilgimi bilen bir devlet büyüğüme, hayır fotoğraf bir sanattır diyememiş olmanın yaşattığı ezikliğin tezahürü olarak açıyorum bu bahsi... Karşı tez sunamadım çünkü bu derin bir konu ve olaya bu keskinlikte yaklaşan birine fotoğrafın bir sanat dalı olduğu konusunu anlatabilme yetkinliğine sahip olmadığımın farkındayım...

fotoğraf tek başına sanat olmayabilir... ancak fotoğrafa kendi yorumunu katarak onları işlemek ve derinlik katmak başlı başına fotoğrafçılık sanatıdır...

Bana göre fotoğraf bir tutkudur... fotokiritik sitesi, bu tutkunun en iyi yaşandığı mecralardan biriydi... Fotoğraf çekmek insanı eyleme geçiren en güzel hobilerden biridir... Bu bir yaşam tarzıdır... Hobisel manada fotoğraf çeken ve yetenekleri doğrultusunda bunları işleyip paylaşanların sanatsal kaygısı yoktur... Fotoğraf gezidir, keşiftir, doğadır, yeni dostlar edinmedir, yürüyüştür... Bu kadar güzel özelliklere haiz olan bir hobiyi tartışmak yerine yaşamak lazım gelir... Ayrıca tanımlamak sınırlamaktır... Fotoğrafçılığı illa bir tanımın içine hapsetmenin manası var mı?... Bu denli hayatımızın  her anında yanımızda olan fotoğrafın  bize verdiği keyif kafi değil mi?

Fotoğrafçılık, dünya görüşünüzü tüm dünyayla paylaşmaktır, bir nevi dışa vurumdur. Fotoğrafçılık beni ben yapan parçalardan biridir. 

Güzel anlarınızın bol olması ve o anları makinenizle fotoğraflamanızı dileyerek bu bahse burada son vermek istiyorum... Ayrıca fotoğrafın bir sanat olduğu konusunda beylik cümleleriniz var ise lütfen yorumlarınızla beni besleyerek dayanışma içerisinde olalım... Kim bilir sizerinde katkılarıyla, "fotoğraf bir sanattır" başlıklı yeni bir konuyla bu bahse yeniden geri dönüş yaparız...

Sağlıcakla kalın...

kişisel blog,takip et

3 yorum:

  1. Fotoğraf değil de fotoğrafçılık bir sanat olabilir. Ben fotoğrafçılığın bir sanat ya da yetenek olduğunu evlendikten sonra yapılan şu gereksiz dış çekimler esnasında anladım.Kısaca anlatayım.

    Eşimin ısrarlarıyla bana ve muhtemelen çoğu erkeğe gereksiz görünen dış çekim için Beylikdüzü'nden sabahın köründe kalkıp önce Rumeli Feneri tarafında bir yere, oradan da Kilyos tarafında bir plaja gittik. Tabi ben eşime tepkili, gergin ve sinirliyim :) Çünkü bana göre aklı başında insanın yapacağı iş değil bu.

    Fotoğrafçı arkadaş sürekli pozlar verdiriyor, açıları değiştiriyor, geliyor, gidiyor bir şeyler yapıyor. Ben sağıma, soluma, arkama bakıyorum da burada fotoğraf çekilmenin ne özelliği var diyor. Fotoğrafçıya tonla para vermeye ne gerek vardı, çağırırdık bir arkadaşı iphone 7plus falan çekerdik diyorum :)

    Çekimler bitti ben hala gergin, hala sinirli. Hem eşime, hem fotoğrafçıya :) Paramızla rezil oluyoruz düşüncesi var bende. Etrafta iki taş parçası, dalgalı deniz, toz toprak falan. Ne kadar güzel bir fotoğraf çıkabilir ki diye düşünüyorum.

    Kısa süre sonra fotoğrafların ham halleri henüz photoshop yapılmadan gönderilince cidden şok olmuştum. İşte o gün fotoğrafçılığın ciddi bir yetenek olduğuna karar vermiştim.

    Hee bu arada yeni evlilerin yaptığı şu dış bana göre hala çok gereksiz :)

    YanıtlaSil
  2. Yorumunuzu okuyunca, erkekler nişanlılık dönemlerindeki kadar cömert olsalar, bu dünya iflaslardan geçilmezdi gibi bir söz vardı o geldi aklıma... :) Evet biz erkekler olarak daha minimalist bir yaşam tercih ediyoruz...

    İşini aşkla yapıp kendi yorumunu katan ve yaptığı işin öncelikle kendi içine sinmesini ilke edinen insanların farkı elbette olacak ve yaptıkları sanat olacak

    Fotoğraf çekim anınızı paylaştığınız ve yorumunuzla konuya değer kattığınız için teşekkür ediyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düzeltme: :)

      • Eğer erkekler evlendikten sonra da nişanlılık zamanlarındaki gibi davranmaya devam etseydi, muhakkak boşanmalar yarıya inerdi ama iflaslar da iki katına çıkardı!

      Family Happiness Dergisi

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...