31.12.17

Bir defterin söyledikleri


Kitapsever bir devlet büyüğümüzle birlikte Kabataş İlçesi'nden Ordu ilimize yol alırken, canımın sıkılmasını istemediğinden olsa gerek, aracın arka koltuğundan okumam için bana  bir kitap uzatarak, Ahmet bey şu kitaba göz atabilirsin dedi... Memnuniyetle deyip teşekkür ettikten sonra kitabı elime alıp kapağını incelediğimde yazarının bir zamanlar Kabataş ilçemizde öğretmenlik yapmış olan Celalettin Tutkun olduğunu gördüm...

Daha çok Türk ve dünya klasikleri okumayı seven 2. memur seviyesinde bir okuyucu olduğumdan kitabı istemsiz ve önyargılı bir şekilde okumaya başladım...   Öğretmenimin Defteri, Bir Eğitimcinin Öyküsü  isimli kitabı okudukça önyargılarımın dağıldığını ve yerini beğeniye bıraktığını rahatlıkla söyleyebilirim...

Ordu'ya indiğimizde kitabın 42. sayfasına geldiğimi farkettim... Geriye kalan kısmını da aynı duygularla geriye dönüşte arabada okuyarak bitirdim... Kitabı okumaya başladığımdaki düşüncelerimle bitirdiğimdeki düşüncelerim arasındaki fark geceyle gündüz gibiydi...
 
Kitabın akıcı bir dilinin olmasının yanısıra  baştan sona vefa ve sevgiyle yoğrulmuş metinlerden örülü olması sebebiyle kış soğuğundan korunmak için giydiğimiz kazaklar gibi yüreğimizi sarıp içimizi ziyadesiyle ısıtıyor...

Öğretmenimin Defteri, Bir Eğitimcinin Öyküsü  isimli kitaptan alıntıladığım Öğretmenlerimizin sorumluluğu üzerine yazılmış bir bölümü aşağıdan okuyabilirsiniz...

Sağlıcakla Kalın...

Bir Defterin Söyledikleri... 

Mustafa Bey evine varıncaya kadar yaşadıklarının tesirinden kurtulamamıştı. Muazzez Hanım’ın kendisine emanet ettiği maddi değeri az ama manevi değeri paha biçilemez olan deftere ve dolmakaleme baktı. İç geçirdi. Defteri alıp inceledi, Okudu; hem de defalarca. Kendisi ve arkadaşları ile ilgili bölümü okurken gözleri dolu dolu oldu.

Öğretmen bir örnektir.

İlkokul yıllan boyunca öğrenciler öğretmenlerini çok severler. Çocukluğun verdiği saflık ve masumiyetin bir neticesi belki de öğrenciler öğretmenlerinin etrafında ateş böceğinin ışığa koşması gibi döner dururlar. Ve haliyle çok şey öğrenirler. Bu bazen iyi şeyler olur, bazen ise öğretmenin yanlış davranışları çocukta kalım davranışlara neden olabilir. Çünkü öğretmen bir örnektir ve öğrenci öğretmeni için “o yapıyorsa doğrudur” diye düşünmektedir. Onun için bu mesleği yapanlar her an yaptıklarının sorumluluğunu taşımak zorundadır. Sadece okulda değil, evde, sokakta, alış verişte bile öğretmen bir öğretmen gibi davranmalıdır. Çünkü mesleği bunu gerektirmektedir ve öğretmen yirmi dört saat boyunca doğru örnek olmak zorundadır.


Hayatın Kapsama Alanı.

Her hayatın dünya üzerinde doldurduğu bir kapsama alanı vardır. Bazıları sadece yaşamak için gelmiş gibi yer, içer, tüketir... Hayata kattığı hiçbir artı değer yoktur. İnsanlık adına ortaya bir şey koyamadığı gibi var olanı eleştirir, hatta yıkar yok eder. insanlık tarihi ne yazık ki bunun örnekleriyle doludur. 

İdealler insanı.

Oysa bazı insanlar vardır ki bir fikirleri, kendilerini adadıkları bir idealleri vardır. Bu fikir ve ideal uğruna yaşar, her şeylerini buna harcarlar. Zamanlarını, enerjilerini. sevgilerini... Ve sonuca ulaştığı zaman insanlardan hiçbir beklentileri yoktur. Sadece belki biraz minnet, takdir beklentisidir umdukları. Neticede marifet de iltifata tabidir. Bu bile olmasa küsecek değiller ya. Yaşatma ideali uğruna çalışmaya devam eder bu insanlar. Yorulmadan, bıkmadan, şikâyet etmeden.

Celalettin Tutkun / Bir eğitimcinin Hatıra Defteri


kişisel blog,takip et

12 yorum:

  1. "Öğretmen bir örnektir."
    Çok doğru.
    Herkes vazifesini yaparken en iyisini yapmak için gayret etmelidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah çocuklarımız için iyi örnek olabilecek öğretmenlerimizin sayısı arttar... Yorumunuz için teşekkür ediyorum...

      Sil
  2. Ön yargılarını azalması açısından iyi olmuş demek ki.Bazen ben de yakalıyorum ön yargılarımı :)

    YanıtlaSil
  3. Tanıdık olunca biraz önyargı oluyor... Adını koyamadığım bir duygu bu... belki de kıskançlık... :) Neyse ki Celalettin hocam bu olumsuz bakışımı pozitife çevirmeyi başardı... :) yorumunuz için teşekkür ediyorum...

    YanıtlaSil
  4. Bu tür kitaplar hep ilgimi çekmiştir. Bu kitabı da not alayım. Teşekkür ederim.

    Bir de blogunuzu takip ediyorum ama okuma listemde güncel şekilde görünmüyor. Sorun nerede ki acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Takibiniz ve yorumunuz için teşekkür ediyorum... okuma listenizde güncel görünebilme konusunda bir fikrim yok maalesef... Bu konuyu araştıracağım...

      Sil
  5. Öğretmenimin defteri isimli kitabın yazarı olarak bu güzel yazı için Ahmet Bey'e çok teşekkür ediyorum. Amacımız hoş bir sâda bırakmak, bir nebze duyarlılık oluşturabilmektir. Eksik olmayın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O hoş sedayı bıraktığınıza şahit olduk hocam... Umarım kitabınız daha geniş kitlelere ulaşır ve kitabınızda işlediğiniz gibi, sevgi dünyaya hakim olur inşallah... gönlünüze ve kelamınıza sağlık...

      Sil
  6. Öğretmen olacak insan bu mesleğe kendini adamalı bence. Alelade bir meslek değil bu. Böyle bir öğretmenin kitabını okumak bir şeyler katar insana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öğretmenliğin ve öğrenciliğin sadece okul sıralarıyla sınırlı olmadığını bu kitap sayesinde daha iyi anlıyoruz... Bu kitabın herkese katacağı bir şeyler olduğu konusundaki düşüncenizde haklısınız... Yorumunuz için teşekkürler cem bey...

      Sil
  7. Ben de bir kitabı aldığım gün bitiririm asla sabredemem. Tam bana göre demek ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda sabırsız olmanız çok güzel... tebrik ederim... değerli yorumunuz için teşekkür ediyorum...

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...