4 Ağustos 2015

Fazla samimiyetten hoşlanmam laubalilik getirir


Sadri Alışık
üstat sadri alışık'ın 1968 yapımı efkarlı sosyetede adlı filmindeki -belki de- en can alıcı cümlesi.

    ilgili sahnede filiz akın'la girmiş oldukları diyaloğun tamamı şu şekildedir:

    (filiz akın: selma = s) (sadri alışık: arif = a)

    s: biliyor musun? annemle babam da çok seviyorlar seni.
    a: berhudar olsunlar.
    s: açık yüreklisin, iyi kalplisin, gizlin-kapaklın yok.
    a: hüsn-ü teveccühünüz, sizlere layık bir muameleye dûçar olduysam, bilâkis iftiharımdır yani.
    s: aah! böyle olacağı aklımdan bile geçmemişti.
    a: ne oldu ki? hı?
    s: hiç...
    a: haa, iyi o zaman.
    s: memnun musun arif?
    a: neden?
    s: beraberiz işte. her gün görüşüyoruz. birbirimizi her an görebiliyoruz.
    a: bu lafların hiçbir luzum-u harbiyesi yok. neden dersen, çünkü bunların hepsi hoş; fakat boştur. senin yolun düz, bizimkisi yokuştur.
    s: niçin böyle ümitsizsin? (arif'in koluna girerek) tevekkelli efkarlı demişler sana.
    a: (elini çekerek) yok öyle fazla samimiyetten hoşlanmam; (çünkü) laubalilik getirir, yüz göz oluruz. bak bayan selma; biz... ümitli yahut ümitsiz olmak bize düşmez. biz nöbeti teslim edeceğimiz günü beklemekteyiz.
    s: oh... benimle beraber olmak istemiyorsun demek?
    a: senin başka lafın yok mu arkadaş? karagöz ile hacivattan bahsedelim biraz. fenerbahçe bu hafta kaç çeker mesela? oyuncak fiyatlarına zam tevatürü varmış; çocuk kardeşlerimizin teessürü kafa-karış oynamakla geçer mi acaba?
    s: ben isterdim ki...
    a: ne isterdin?
    s: bu oyun şaka olmasın.
    a: bizim gibi koca bebeklere de, aşk-ı sevdayı evcilik oyunu yakışır zaten.

    

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...