16 Eylül 2015

Çocukluğumun Camiyanı, Kabataş İlçesi

Kabataş 1970 sonları

Cuma günü gelince, içimizi bir huzur kaplardı... Çünkü cuma günü mahallemden arkadaşla bir araya gelip camiyana (Biz çocukken Kabataş'ın ismiyidi Câmiyanı) gider, birlikte kolkola girip gezer (en az yirmi tur atar), cuma namazımızı kılar, kebapçı Celal'dan alınan yarım ekmek arası kebaplarımızı yer, akşam olunca evlerimizin yolunu tutardık.

Akşamları ise, özellikle kış mevsiminde, evlerde yanan sıcak sobanın etrafında halka olur, hoş sohbetler eder, hamsilerin pişerken çıkardığı melodik cızırtıların eşliğinde, mis gibi kokusunu ciğerlerimizin en ücra köşelerine çekerdik. Akşam yemeğinin ardından, pazardan alınan amasya elmaları çıtır çıtır yenir, portakalların soyulurken etrafa yaydığı ferahlatıcı kokusu eşliğinde, dilimlerini bir güzel mideye indirirdik.

Yatma vakti gelip çattığında, yataklarımıza uzanır, günün muhasebesini yapar, karşılaştığımız kişilerin siluetlerini gözden geçirir ve yaşanan diyalogları tekrarlayarak uykuya dalardık.

Cuma günleri benim için büyülü bir gündü. Dostları, arkadaşları ve heyecanla koşuşturan kalabalığı görmenin coşkusu tarifsizdi.

2007 Kabataş İlçesinden Cuma Gününe ait fotoğraflar için tıklayınız Diğer Kabataş İlçesinden Cuma Gününe ait fotoğraflar için tıklayınız
Not: Mahmut Hocamızın (Mahmut Aydın) "Küçük Yüreklerin Kocaman Şehri" başlıklı yazısını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...