15 Eylül 2015

Kış piknikleri, gezi organizasyonları

Kadir Kökten

Kabataş’ta yapılacak bir şey yok, her gün bir birinin aynısı, her şey sıradan… Zaman zaman, bu tarz serzenişleri çevremizdeki arkadaşlarımızdan işitmişizdir. Kendimiz de ara sıra Kabataş’ın monotonluğundan ve sosyal hayatın olmayışından yakınmışızdır.

Necip Güven’in “karanlığa küfredeceğine bir mumda sen yak” sözünden hareketle, aslında abarttığımız kadar sıkıcı bir yer olmadığını onlayıruz ilçemizin.

Bizim asıl sorunumuz konuşamamak. Bir araya gelip, bu hafta sonu ne yapıyoruz? diyecek arkadaş gurubumuzun olmaması. İlk adımı hep başkalarından bekliyoruz. Birisi çıksada bir program yapsa, biz de eşlik etsek ne güzel olur diye düşünüyoruz.

“Hareket etmeyen ayaklarınızdaki zincirlerin farkına varamaz” sözünde bahsedilen prangasız mahkumlar gibiyiz. Hareket edersek bir şeylerimiz eksilir, başımıza bir iş gelir yada ekonomik darboğaza gireriz şeklindeki beyhude düşüncelerimizin esiri oluyoruz. Hareketsiz ve miskin bir hayatı tercih edip, kendimizi iç dünyamıza, müebbet yanlızlığa mahkum ediyoruz.

Kabuğumuzu kırıp, organize olmayı başardığımız güzel bir son bahar gününde, Emirli Mahallesindeydik. Organizasyonu sağ olsun arkadaşlarım yaptılar, bizde eşlik ettik :|

Öğleden sonra gitmemize rağmen dolu dolu gözel bir gün yaşadık. Sonbahar manzaraları eşliğinde sohbetimizi ettik, topumuzu oynadık, yemeğimizi yedik ve üstüne köy suyundan demlenmiş nefis çaylarımızı yudumladık.

Dönüş zamanı geldiğinde ise herkesin yüzünde, güzel bir gün geçirmiş olmanın mutluluğu vardı.

Uzun lafın kısası, kısa lafın hülasası;
Gökyüzüne bakıp, kuşları algılamak, Kırlara çıkıp, çiçekleri algılamak, Çocuklara bakıp, onların saflıklarını, güzelliklerini algılamak, Ağaçlara bakıp dallarını, yapraklarını algılamak, Hayvanlara bakıp doğallıklarını algılamak, İnsanlara bakıp, (kesinlikle herkeste var olan) güzellikleri algılamak bedava…


01/12/2015

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...