6 Ekim 2016

Reçete


Biraz daha iyiyim şimdi... mevsimsel geçişler ve kendime dikkat etmeyişim gibi sebepler, hasta ediyor beni her mevsim... Aldığım 3 günlük istirahatin 2. günündeyim... Bademciklerim yavaş yavaş gerileme dönemine doğru uygun adımlarla gidiyor... Antibiyotik, ağrı kesici, soğuk algınlığı hapı ve fısfıslarla bu rahatsızlığı alt etmeye çalışıyoruz hayırlısıyla...

dışarıda mis gibi güneşli bir son bahar havası beni çağırıyor... bu davete kayıtsız kalabileceğimi sanmıyorum...birazdan üzerimi sıkıca giyinir, saçlarıma kendimce bir şekil verir, iletişim cihazımı ve fotoğraf makinemi yanıma alıp çıkarım dışarıya inşallah...

dışarda yapılabilecek çok bir şey yok... kahvem yoktur, kumar bilmem, dost meclislerinde hoş lakırdılarım olmaz... öylese uzaklara, daha uzaklara gitmeliyim... mesela mahalleme... zaten oradan başka gittiğim muhitte pek yok... oysa mahallem öyle mi ya?

kuş cıvıltılarının eksik olmadığı fındık bahçelerinin içerisinden, ayaz yemiş çimenlerin son demlerini ganimet bilen sığırların otlakları üzerinde yürüyerek, mallarını güden tanıdıklarla selamlaşıp, pekmez yapılmak üzere sirkelenen elma ağaçlarının nasbime tahsisli son ikramı elmalardan tatmalıyım...

mevsimin en güzel ürünü siyah üzümlerin, güz güneşi görmüş kısımlarından başlayarak, kabuklarını höpürdeterek yemeliyim...

kimselerin beni duymayacağına emin olduğum yerlerde, efkarlı şarkılarımı söylemeliyim, en arabeskinden...

hasat vakti gelen mısırların biçilmiş destelerinden yapılmış cuğulları fotoğrafladıktan sonra annemin yanına uğrayıp, sobasının kenarındaki demirbaş çekyatına uzanıp, mevsimsel ürünlerin karışımından müteşekkil ikramını seyretmeliyim şükrüyle beraber...

dönüş yolumun üzerinde bulunan ve ilçemizin mineral bakımından son derece zengin kabataş şifa suyundan içip çay demlemek üzere eve getirmeliyim bir miktar...

bunları yapabilirsem hem rahatsızlığım azalacak hem de ruhen daha bir dingin hissedeceğim kendimi... insanın kendi kanından insanlarla hasbihal etmesi bir yere kadar iyi geliyor...

ayrıca yapabilmeyi istediklerimi yazabilmekte bir okadar iyi hissetmemi sağlıyor... bir nevi küçük çapta bir plan gibi... hissedeceğim duyguları peşinen yazmak maceraperstliğe giriyor sanırım...

flozofun dediği gibi, "hayat; siz plan yaparken başınıza gelenlerden ibarettir..." görelim mevlam neyler... neylerse güzel eyler... teslimiyetiyle şimdi yollara revan olma vakti...

kalın sağlıcakla...

04 Ekim 2015






Annemin Evi

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...