21 Haziran 2017

Yardımlaşmayı Siyasete Alet Etme Sorunsalı...


Değerli kardeşlerim; Müftülüğümüzün bir duyurusu var müsade ederseniz iki dakıkanızı alacağım. dedi, caminin genç ve sevilen imamı. Tesbihattan sonra el fatihayı sona bırakarak  konuyu izah etmeye başladı: "Suriyenin Elbab şehrindeki savaş mağduru kardeşlerimize yardım topluyoruz..." der demez, cami cemaatinden bir kaç kişi, tepki olsun diye oturdukları yerden kalkarak caminin çıkış kapısına doğru yöneldiler... Hatta olayı dahada abartarak, caminin çıkış kapısının hemen sağ tarafındaki, sandalyeye oturarak namaz kılan yaşlı bir kaç cemaate sataşarak yüksek bir ses tonuyla;

-ileride yer yokmu ne diye geride namaz kılıyorsunuz...

diyerek ikazda  bulunma pişkinliğini bile gösterdiler.  Sözüm ona her şeyi bilen bu insanlar sebebiyle, caminin imamı konuyu izah etmekte güçlük çekti. Yardımlaşmaya  Allah'ın emri nazarıyla bakanlar yardımlarını yaptılar yine de...

Namazın bitiminde, tepki gösteren kişiyle caminin çıkış merdivenlerde yeniden karşılaştık. Hala  yüksek bir ses tonuyla tepkisini dillendirmeye devam ediyordu;

- Sen önce kendi açlarını doyur, elin açlarını düşünüp yardım toplamaya ne gerek var dediğinde, dayanamayıp söze girdim...

- Sen böyle düşünebilirsin ancak ben böyle düşünmüyorum. Her zaman camiye gelme fırsatı bulamayan bir cemaat olarak; " Allahım, yardıma muhtaç kardeşlerime yardım edebilme imkanını verdiğin için sana şükürler olsun", diye dua ettim. Eğer bizimde açlarımız var diyorsan, önderlik et onlara da karınca kararınca yardımda bulunalım manasına gelen açıklamalarda bulundum...

Arkamızda bize kulak kabartan sevdiğim bir büyüğümün konuya müdahil olup, sen doğru düşünüyorsun demesinden sonra öfkem biraz olsun yatıştı...

Allah; kimseyi yanlışı savunacak kadar cahil, doğruyu inkâr edecek kadar nankör yapmasın. 

Siyaseten dinazor diye tabir edilen karekterde insanlar bunlar... Sarsılmaz bir şartlanmışlık içerisindeler... Kendi doğrularından başka doğrulara kapatmışlar hafızalarının  kapılarını... Öfkelerinden şuurları devre dışı kalmış... Gözleri kararmış bir şekilde caminin içerisinde düşüncelerini hönkürmeleri talihsizlik.

Maksat üzüm yemek değil, bağcıyı döğmek...  Bunlar Suriyeli vatandaşlar üzerinden, camiyi siyasete alet etmekte bir sakınca görmüyorlar...

Biz yine de Alemlere rahmet olarak gönderilen iki cihan güneşi Peygamberimiz (S.A.V) Efendimizin şu hadisi şerifi mucibince hemhal olmaya ve bize  yardım için el açan kardeşlerize, gücümüz nispetinde yardımcı olmaya çalışalım inşallah;

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür. Kim bir müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu Kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu kıyamet günü örter." 
Kalın sağlıcakla...


kişisel blog,takip et

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...