16 Haziran 2017

Yazar Olarak Doğmadıysan

yazarlık
Okuyucuların dikkatini celp eden paragraflar yazabilmek her yazarın arzusudur. Yazar olmak bazen bir tercih meselesi olsa da umumiyetle doğuştan gelen bir kaabiliyet olduğu fikri ağır basar. " Yazar olunmaz, doğulur. " diyen Charles Bukowski, yaradılıştan yazma kabiliyeti olmayan yazar adaylarının heveslerine katı bir şekilde set vurmaya çalışmaktadır. Bukowski'nin bu açıklaması bir realite olabilir ancak;  " kader çabaya aşıktır. "   bilinciyle tutkularımızın peşinden gitmeliyiz.

Yazma ihtiyacı, okuma yazma öğrendiğimiz andan itibaren kendini gösteren bir dürtüdür... içimizde peyda olan duygu ve düşüncelerden kurtulmanın en zahmetsiz yoludur yazmak. Bir nevi en yakın dert ortağımızdır kağıtla kalem...

Yazmak kadar yazdıklarımızı muhafaza etmekte toy yazarlar için bir meseledir. Sevdiğimiz birine ithafen yazdığımız yazıların başkaları tarafından okunmasını istemeyiz... Yazdıklarımızın başkaları tarafından okunacağını düşündüğümüz zaman kendimizi kasar ve kısıtlarız. Kendimizi baskı altında hissederek yazdığımız yazılar kadük kalır. " İyi bir yazar olmak istiyorsak, yazdıklarımızın hiç kimse tarafından okunmayacağına emin olmalıyız. " diye tavsiyesi vardı, ismini hatırlamadığım bir yazarın...

" Aşkın dokunuşu ile herkes şaire dönüşür " diyen Platon, hiç kimsenin kendisini yazmaktan soyutlayamayacağı gerçeğini ortaya koymuştur.

Son yıllarda artan kişisel blog yazarlarının, içerik üretmede sıkıntı çektikleri dönemlerde başvurdukları benzer içerikler, okuyucular tarafından olamasa da,  yayıncılar tarafından hoş karşılanmayan bir durumdur. Burada yargılanan aslında esinlenme değil, neredeyse kopya düzeyindeki içeriklerin paylaşılmasıdır... Esinlenme her dönemde var olmuştur ve bu normal bir durumdur. Yine ismini hatırlayamadığım bir yazarın; "Hiç bir yazar yoktur ki, başka bir yazardan etkilenmiş olmasın" şeklindeki açıklaması, esinlenmenin normal bir durum olduğunu vurgulamaktadır.

İyi bir yazar olamayabiliriz ancak yazarlık vazgeçilemez bir tutkudur... Yazmak hayatın kendisidir... İyi bir okuyucu olmak herkese yazarlık hakkı verse de iyi yazar olabilmek yine de bir nasip meselesidir. Samimi bir karekterin kaleminden neşredilen yazıların mutlaka okuyucusu olacaktır.

Kalın sağlıcakla...


YAZARLIKLA İLGİLİ BİR KAÇ DERLEME


Hüseyin Su: Yazarın başka yazardan etkilenmesi kusur değildir:

 Edebiyatta başka yazarlardan etkilenmek bir kusur değil, bir erdemdir. Çünkü etkilenmek demek, bir yazarın iyi edebiyatı izliyor ve tanıyor olduğunu gösterir. Bir yazar her şeye kendi düzeyinden bakmak yerine bir üst düzeyi yakalamak için bakıyorsa etkilenmesi doğaldır ve bir ayıp değildir. Bugün öykümüzün sınırlarını çizen dört önemli insanın bu isimlerin tarzlarından etkilendiğini söylemek onlar için bir kusur değildir.”

Charles Bukowski: Demek yazar olmak istiyorsun


her şeye rağmen,
içinden fışkırmıyorsa,
bırak yapma.
kalbinden ve aklından ve ağzından
ve ciğerinden
kendiliğinden gelmiyorsa,
bırak yapma.
bilgisayar ekranına bakarak
saatlerce oturmam gerekiyorsa
ya da daktiloya
gömülerek
sözcükler arıyorsan,
bırak yapma.
para için yapıyorsan ya da
şöhret,
bırak yapma.
yatağında kadınlar
olmasını istediğin için yapıyorsan,
bırak yapma.
orada oturmak ve
tekrar tekrar yeniden yazman gerekiyorsa,
bırak yapma.
sırf üzerine düşünmesi zor iştir,
bırak yapma.
başka birisi gibi
yazmaya çalışıyorsan,
unut gitsin.

içinden
gürleyerek çıkmasını beklemek gerekiyorsa,
o halde sabırla bekle.
içinden gürleyerek çıkmazsa,
başka bir şey yap.
ilk karına okuman gerekiyorsa
ya da kız arkadaşına ya da erkek arkadaşına
ya da ana babana ya da herhangi birine,
olmamışsın.

çoğu yazarın olduğu gibi olma,
kendine yazar diyen
binlerce insan gibi olma,
sıkıcı ve duygusuz olma ve
yapmacık, kendini
sevmeyle harcanma.
dünyanın kütüphaneleri
senin gibiler üzerine uykuya dalmak için
esnemiştiler.

onlardan olma.

bırak yapma.
ruhundan roket gibi
çıkmıyorsa,
durgun olmak
seni delirtmiyorsa ya da
intihar ya da cinayet,
bırak yapma.
içindeki güneş
ciğerini yakmıyorsa,
bırak yapma.

zamanı geldiğinde,
ve seçilmiş olursan,
kendiliğinden
gelecektir ve gelmeye devam edecektir
sen ölene kadar ya da içindeki ölene kadar
başka yolu yok
ve hiç olmadı.

İngilizceden çeviren: Oğuz Tecimen
Notos Dergisi, sayı 37, s.16

iyi bir yazar olabilmek için öncelikle iyi bir okuyucu olmak gerekir (anonim)

Stephen King:

Eğer okumaya vaktiniz yoksa, yazmaya da vaktiniz yok demektir. Bu kadar basit.

William Faulkner 


Faulkner tecrübeleri yazma konusundaki eski atasözüne katılıyor, hatta tecrübenin dışında bir şey yazmanın imkansız olduğunu söylüyor. Dikkat çekici kapsamlı bir tecrübe tanımı yapıyor.

W. Somerset Maugham: 


Eğer hikâyeler anlatıyor, karakterler yaratıyor, olay örgüleri tasarlıyorsanız, hele bir de samimiyet ve tutku sahibiyseniz nasıl yazdığınızın zerre kadar önemi yoktur.


kişisel blog,takip et

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...