8.1.18

İstasyon Öyküleri


Geçtiğimiz hafta aldığım 1 haftalık iznim süresince, kitaplığımdaki yarım kalan kitapları okuyup bitirmeye gayret ettim... Bu yarım kitaplardan bir tanesi de Deniz Günal'a ait İstasyon Öyküler kitabıydı... Kitabı okurken nazar-ı dikkatimi celbeden ve beğenebileceğinizi düşündüğüm bir kaç alıntı  sizlerle...

Sağlıcakla Kalın...

Buza Kesmişim

Gürül gürül bir gözyaşı ırmağı. Yatağı yok, deliler gibi her yana akıyor. İçim dışım sırılsıklam. Haykırmak istiyorum, buza kesmişim, sesim çıkmıyor.

Su Ol!

Bruce Lee ne demişti.
"Su gibi ol arkadaşım, su gibi, şekilsiz ol, girdiğin kabın şeklini al. Su akabilir, su yıkabilir. Su ol."
İnsan kabındayız, insan olun arkadaşım, insan. Politikaya da girseniz, güvenlik birimlerine de yazılsanız, bir yerlerde koca bir yönetici ya da bir inancın gönül vermiş üyesi de olsanız... İnsan şeklindesiniz, insan olun...

Evler

Evlere bakıyorum. Kimi kedi kimi fare gibi sevimli, küçük, korumasız. içlerindeki yaşamları göremiyorum. Gizemli, çekici, birbirinden değışık evler... içime sıcaklık veriyor uyandırdıkları çağrışımlar... Ozlem, hüzün, Umut doluyorum.

Onları alıp cebime koyasım geliyor.

Bu sıkıcı, dehşet, kan, yalan dolu hayat boğazıma kadar çıkınca cebimden çıkarıp bakmak için.

Türkler 

 

Deniz Günal, İstasyon Hikayeleri - Fotoğraflar Snapseed ile düzenlendi

Bütün Türkler böyle ciddi mi oluyor? Yine kıkırdıyor. Doğrusu düşünmemiştim. Evet, biz ciddi bir milletiz, her şeyi ciddiye alırız. Her an vatan kurtarmaya hazırızdır. Politika tartışırken, dinden konuşurken doyamayız konuşmaya, ama şaka yapıp kendimizi koy vererek gülemeyiz. Kendimizi hiç kaybetmeyiz. Kederi severiz. Kendimizden geçerek hüzünleniriz. Ve birbirimize çok benzeriz. Oynarken bile birbirimize benzeriz. Konuşurken el kol hareketlerimiz benzer. Yalnızca kendine benzeyenimiz yoktur. Aramızda âşıklar var mı bilmeyiz. Aşıklarsa da aynı odada kalamazlar. Sevişmek tehlikeli, ayıp, yasak, günahtır. Evliler bile uzak oturur. Ya da en fazla koca karısımn omzuna elini koyar. Hep “hop, aile var!” ruhu taşırız. Başkalarının yanında öpüşmez, koklaşamayız. Taşkınlıkları, taşkınlık yapanları bağışlamayız. Zaten taşkınlık yapanlarımız da öyle taşarlar ki her yere sıvaşırlar..

Özgürlük ve sevmek

Ona her şeyi söyleyebilirim. Herşeyi.

Özgürken, bağlılıkla, tutkuyla çok sevmek. severek mahvolmak istiyorum.

Çok severken, özgür olmak...

Ne sevmekten ne özgürlükten vazgeçemiyorum.

ahmet aşkın ~ çay rengi sıcaklığında kişisel blog ~ Bu bloğu izle

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...