9.1.18

Okudum, Sürgün, Refik Halid Karay


230 sayfalık romanda çok güzel tasfirler var.  Lisandaki yetkinlik nedeniyle severek okuyup bitirdiğim bir kitap. Üslup itibariyle gerçekten harika. Yazarın olayları izah biçimi hayranlık uyandırıyor. Kahramanların ruh ve karakter tahlillerindeki kuvvet onlara gerçek bir hüviyet kazandırıyor...

Kitap, Beyrut'a sürgün gönderilen Hilmi Efendi'nin yaşadığı hayatın zorluklarını konu edinmiş. Hilmi Efendinin sürgün edilme sebebi, vaktiyle Sivaslı bir komiserle tartışmış... Tartıştığı komiser meslekte yükselip maddi olarak zenginleşince Hilmi Efendi’den intikam almak için mevkiisini kullanarak onu Beyrut'a sürgün ettirmiş.

Hilmi Efendi Beyrut’ta bir süre ne yapacağını bilemez... Sürgünde  olmanın verdiği teessürle buhranlı günler yaşamaktadır... Diğer taraftan da yeni mekanını  tecessüsle tetkik etmektedir.  Ailesine ve vatanına yeniden kavuşması için gelecek muştulu haberleri bekler durur...  Özlem duygusu bir karabasan gibi çöreklenir yüreğine. Sonradan romana dahil olan  Çopur Abdi, Seher ve İrfan tiplemeleri ile roman daha da zengin bir hal alır...

Sürgün, cumhuriyet dönemi yazarlarından  beklenti eşiğimi karşılayan nitelikte bir roman. Kitabı bitirdikten sonra, Türkçenin doruklarında yüzen Refik Halid Karay'ın diğer eserlerini okuma isteğimin kuvvetlendiğini hissettim.  

Spoilere kaçmamak ve alıntılarda ölçülü davranmak adına, altını çizdiğim bir kaç paragrafı sizlerle paylaşıyorum...

Sağlıcakla Kalın...


Okuduklarım, Sürgün, Refik Halid Karay


...

Halinde bir beklemediğine ermişlik, bir ümidinden fazlasını ele gegirmişlik neşesi göze çarpıyordu.

onu çekip koparmak ihtiyacı tutuşuyordu. Şu dakikada eline geçse, belki de dişleriyle çekiştirecekti; bütün vücudun genç rayihasını bir sabun köpüğü kadar süslü ve iç açıcı neşreden yırtmacın üstüne kapanıp koklayacaktı...

Bu coşkunluk, tutuşmuşluk hali, yaşına uymayan çocuksu sevda krizi epeyce sürdü ve gençliğinde geçirdiklerinden hiç de farklı olmadığını görerek şiddetinde gurbet ve felaketin de tesiri olduğuna, akıl muvazenesinin sürgünlükten bozulduğuna hükmetti...

"Ne saadetler kaçırdım, Allahım," diyordu,ne ahmakçasına hareket ettim, nasıl kafamın dikliğine gittim...

İnsanlarda saadetten ziyade felaketi daha kolay, hiçten bir işaretten bile anlayıvermek kabiliyeti vardır... sevinilecek şeyi teyide muhtaç buluruz da fenaya hemen inanırız, tafsilata lüzum görmeyiz. Keder heyecanını saklamak da bir derece elimizdedir. Zaten onun heyecanı asildir, kibardır, sevinçliği ise bayağı..

Dertliyim, talihsizliğimi duyuyorum, kendimden iğreniyorum, unutmak istiyorum. Buna sebep biraz da sizsiniz. Sizin gibi kibar bir adamın, adi hislere kapılmadan şu gurbet ilinde benimle candan
meşgul oluşu, kurtulmamı isteyişi hem sevinç veriyor, hem keder... Bu ikisi arasında azap çekiyorum. Şu hayâsızlığıma bakınız hele: Demin sahnede bir sürü yabancının, beyaz donlu fellahın zevkini harekete getirmek için yapmadığım rezalet kalmadı; göz süzdüm, gerdan kırdım, kalçalarımı salladım, eteklerimi havalandırarak vücudumun mümkün olduğu kadar çok yerini gösterdim. Sonra on kişiye yalan attım; kimine 'Yarın’ dedim, kimine dargın göründüm, kiminden hediye aldım, kimine hediye ısmarladım; işaretler, vaatlerle ne kadar müşteriye Şampanya açtırıp kahvecinin kârına altınlar sarf ettirdim. Daha sonra hepsinden kurtularak kolunuza sarıldım, zorla sizi odama getirdim; şu biçarenin zıbardığı sefil odaya ve yine utanmadan bluzumu attım, karşınızda bu kıyafette dolaşıyorum, konyak içiyorum, bütün çirkinliğimi gösteriyorum. Daha fenası da var: Dizinize oturmak, boynunuza Sarılmak da istiyorum. Bana öyle geliyor ki orada senelerden beri tatmadığım bir istirahate kavuşacağım, çocuklaşacağım, yeniden doğmuşa döneceğim. Sakın ha, bunu başka bir maksada atfetmeyiniz; öyle temiz hislerle doluyum ki...”

Nevber, İrfan’a doğru yürüyordu, içki ve hırs bir gurup güneşinin karşı camlara vuruşu gibi siyah gözlerini, içinden dışından geçici bir şule ile tutuşturmuştu. İrfan’a beyaz tüylü tavşanların gözleri gibi kıpkızıl göründü:
 ...

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...