28 Ocak 2017

Pislik ve Temizlik

ahmet haşim bize göre

Ahmet Haşim'in Bize Göre isimli kitabında yayınlanan makalelerden, Pislik ve Temizlik başlıklı yazısı.



İİstanbul’dan uzak kaldığım müddetçe bilhassa pire ve tahtakurusunun hasretini çekmiştim. Gerçi beni götüren vapurun süslü kamarasında yol arkadaşlarım, sayısız hamam böcekleriyle ismini bilmediğim birtakım iğrenç kurtlardı. Fakat Marsilya’dan itibaren bütün dost böceklere bir müddet için veda etmek zorunda kaldık.

Paris domuz eti yer, şarap içer ve Müslümanlığın emrettiği temizliklerin hiçbir çeşidini tanıyacak bir seviyeye henüz varmamıştır. Fakat buna rağmen ne gariptir ki, bu şehrin havası, keskin hela kokusu yerine, taze sonbahar güllerinin kokusunu andıran tabiî, hafif, uçucu bir koku ile doludur. İnsan bağırsaklarının karanlıkları içindeki kimyevî faaliyet gibi, Paris’in bütün kirli mayalanmaları her büyük şehirde olduğu gibi beş duyudan hiçbirine çarpmaksızın, yeraltı yollardan birtakım uzak ve esrarengiz ağızlara dökülüp giderler. Bu arada bit, tahtakurusu ve pire sosyal birer ayıp gibi ortadan kaldırılmışlardır. Filitoks veya filit ilanlarına Paris’in hiçbir duvarı üzerinde rastlayamadım.

Fakat ne yalan söyleyeyim, Paris’te, odaların tahtakurusuz Ve yatakların piresiz oluşu beni ilk günlerde rahatsız etmedi değil!

Pisligi sevmemekle beraber, herkes gibi, ta çocukluğumdan beri tanıdıgım bu aziz dostlann etrafımda eksikliği adeta hayatımın düzenini bir müddet için bozmuştu. Artık geceleri ikide bir, bir iğne ucuyla dürtülerek uyanamaz ve zamanın seyrinden haberdar olamaz olmuştum.

Bu kesintili uykular sayesindedir ki, senelerden beri kalkar, lambamı yakar, masamın önüne geçer ve uykum tekrar gelinceye kadar okurum. Kitaplardan faydalanmamın belki yüzde kırkını gecenin bu sevimli böceklerine borçluyum. Piresiz Paris’te uykularım birer siyah kâbusa dönmüştü. Sabahları gözlerimi hatırasız bir ölümden açıyor gibi olmuştum.

Her tarafta göze çarpan bu temizliğe rağmen, Fransızca’da “bitli” sıfatının mevcut oluşuna hayret etmiştim. Fransızlardan bu garipligin sebebini sordum.

Evet, dediler, bu kelimenin neye işaret ettiğini bilmeden kullanırdık. Fakat Dünya Savaşı’nın son senelerinde Paris içinde iki “bit” bulunabildi. Bu az bulunan yaratıkları, hayvanat bahçesinde uzun süre çoluk çocuğa sergilediler. Tahtakurusu ve pireyi de ancak mamut gibi, nesli yok olmuş hayvan ırkları arasında tanırız.

Paris’ten döndüğümün ilk gecesi gözümü kapadıktan belki yarım saat geçmeden, alışık oldugum hayvanların ziyaretini haber veren bir acıyla uyandım. Sevimli bir pire, genç bir ceylan neşesiyle etrafımda sıçrıyor, bir tahtakurusu da, gece çalışma saatimin başladığını haber vermek üzere, dost bir yürüyüşle yaklaşıyordu. Artık hayırsever küçük dostlarımın ortasındaydım.

 İlkdam... 25 kasım 1928

Yorum Gönder

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...