29 Temmuz 2017

Sac Ekmeği

Mahalleme gittiğim zamanlarda özellikle sac ekmeği pişiren birine rastlamayı çok arzu ediyorum... Arsız ol hırsız olma diyen atasözümüzden aldığım ilhamla ekmeği istiyor ve parmağımla üstünü çeşitli noktalardan delmek suretiyle tereyağıyla bir güzel boca ettikten sonra sıcak sıcak yemenin keyfine denk gelecek bir kelime bulmakta zorlanıyorum...

Annem köye geleceğimi öğrendiği vakitler umumiyetle ekmek mayalar ve ben gidince pişirip tereyağıyla birlikte ikram eder sağolsun... Atıştırmalık olarak, tereyağı ve sac ekmeği, lezzeti ve kokusuyla iyi bir ikili...

Yine muhitimi ziyaret ettiğim bir günde, Emine Ortakaya ablanın sac ekmeği pişirdiğini görünce çok sevindim... once mis gibi kokusu geldi burnuma... Sonra kokusuyla kendisine meftun eden sac ekmeğinin menbaını bulduktan sonra uzun süredir sergilemediğim bir davranışımı yani arsızlığımı ele alıp,

- kolay gelsin bereketli olsun emine abla
dedim...
- - sağolasın hoş geldin
dedikten hemen sonra beklediğim daveti yaptı...

- - ekmek ye dedi...  Belki ikinci kez ısrat etmez endişesiyle ilk teklifte alayım bir ekmeğini diyerek iyice kızarttırdığım bir adet sac ekmeğini aldım... Ekmek için duyduğum memnuniyeti dile getirip teşekkür ederek ayrıldım...

Sağlıcakla kalın...

Ne zaman sac ekmeği ile ilgili bir konu geçse Aşık Alican'ın  Özledim isimli, köye olan sevgiyi ve özlemi tasfir eden güzel türküsü gelir aklıma...

Çermüğün başında sığır yayarduk...
sayvanın önünde de inek sağarduk...
tasta sıcak süte ekmek banarduk...
ben bal damlayan gaymağını özledim...
alicanın da özlem dolu yüreği...
yuvası yıkılsın o zalim feleğin
istemem istanbulun kokmuş böreği...
ben sac üstünde yağlı ekmeği özledim...


sac ekmeği, ordu, kabataş
Sac Ekmeği
sac ekmeği

kişisel blog,takip et

2 yorum:

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...