1 Ağustos 2017

Kişisel Blog Yazarlarından Mazeretler

insan olmanın en doğal akslarından birisi de tökezlemesidir... İşlerimizin istemlerimiz istikametinde ilerlemesi arzu ettiğimiz bir durumdur... Lakin insan zaaflarıyla var olan bir canlıdır...  Heyecan ve beklentilerle başladığımız işlerin bir müddet sonra bizi yormaya ve bıtkınlık vermeye başladığına şahit oluruz... Kişisel blog tutan yazarlarımız da maalesef bir yerden sonra yorulup üretemez hale gelebiliyor.

Gerçekten zamanı olmayan kişisel blogcuları tenzih ediyorum ancak olay bir yerden sonra kopuyor ve tekrar başlamak zor geliyor... Hedef kitleyle etkileşim içerisine giremeyince ya da reklam gelirlerindeki beklentiler yerine gelmeyince kişisel blogcular yazmaya karşı isteksiz davranmaya başlıyor...  Üretkenliğin azaldığı veya bittiği yerde de mazaretler peş peşe gelmeye başlıyor...

Benjamin Franklin'in dediği gibi "İyi mazeretler bulmayı başaranların, başka şeyler başarabildiği çok nadiren görülür."

Severek takip ettiğim ve popülaritesi yüksek Kişisel bloglarda rastladığım  mazeretlere aşağıdaki alıntılarla bir göz atalım.... 😊


www.usluer.net: Ne yazık ki blogumu hala ihmal etmeye devam ediyorum. Aslında sadece blogumu değil hayatımdaki pek çok şeyi ihmal ediyorum. Son birkaç aydır bunun farkında olmama rağmen hala bir çözüm bulabilmiş değilim.

http://www.suskumru.com: Blog yazarlığını unuttum diyebilirim. Bir cümleye nasıl başlanıyordu, ardından nasıl devam edilmeliydi, hangi noktalama işaretine hangi anlamlar yüklenmeliydi unuttum! Saçma sapan giden bir süreç sonrasında isteksiz de olsa en azından buralarda olduğumu belirtmek için bu yazıyı yazıyorum.

http://www.burakoli.com: Son zamanlarda blog’umu aksattığımın herhalde tüm okuyucularım farkındadır. Çeşitli özeleştiri yazılarımda bu konuda kendimi eleştirmeme rağmen bir türlü gelişme katedemedim.

https://www.benlacivert.com: Bir aydan fazla süre geçmiş son yazımdan bu yana, bunun için özür dilerim. Dilemeli miyim bilmiyorum, zira çok da umrunuzda olmayabilir. Aranızda bana ne lan sınavından, mezuniyetinden, akademik kariyerinden yaz yazını diyenler de olabilir. Onlara karşı küfretme hakkım her daim saklıdır.

http://pinquitte.com: Uzun bir aradan sonra kocamaan bi’ merhaba! Bence ben tasarım değiştirmemeliyim! Çünkü değiştirme sürem “hazörön örtösö dönöyöröm” dedikten bir yıl sonra (!) falan ancak oluyor genelde. Neyse, sonuç olarak tekrar kocamaaan bir merhaba! Çok da bir şey yapmadım aslında, tekrar giyinip geldim. Ama biz kadınlar hep böyle değil miyiz sanki. “Bir dakika ben üzerimi (tasarımımı) değiştirip geleyim!” GELEMEDİ. Bu seferlik böyle olsun. Google da beni silmiş zaten… Kimse aradığını bulamadığı için kızmış olmalı. Beni affet GOOOGLEEE!


İstanbul'un sıkıcı falan olduğu yok dostum, senin paran bitmiş... 😖  Bunu kişisel blog yayıncılığındaki karşılığı şudur; Zaman bahane dostum, senin ilhamın bitmiş... Dost acıyı tatlı söyleyebilendir... Umarım üstteki örneklendirmelerim için blogdaşlar bana gönül koymazlar.

Bu kadar lakırdı ettiniz, çözüm öneriniz nedir? diyebilirsiniz... Bu konuyla ilgili ahkam kesecek kadar dinazorlaştığımı düşünmüyorum zira tıkanmışlığa çözüm olur umuduyla lisan-ı hal ile ifade edeyim;

[line] - Gündelik hayatın içerisinde karşılaştığımız olaylarla ilgili kişisel içerikler üretebiliriz...

- Sürekliliğin formülü, gerektiğinde meşgul olduğumuz önemsiz şeyler üzerine de yazabilmektir...

- Yazacağımız konular daima yakınımızdadır, farkına varmak için çoğu zaman yazar gözüyle bakmamız yeter...

- Bazen nitelikli içerikler üretemediğimizde niteliğe yakın nicelikli yazılar sürekliliğimizi sağlar...

- Yazdığmız şey bizi mutlu ediyorsa geri dönüşlerin bizi mutsuz etmesine müsade etmemeliyiz...

- Yazmak, tutku ve kaygı arasındaki dalgalanmaların aşıldığı gerçek bir zaferdir...

- Yazarken bizi frenleyen tek bir yanılgı vardır. O da yazdıklarımızın mutlaka beğenilmesi gerektiği sanrısıdır...

- Mutlu bir yazarlık olanaksızdır; Bir yazarın başarabileceği en iyi şey kendisi olup yazılarında olabildiğince samimiyetini ortaya döküp keyif almaya çalışmasıdır...

Meşgul görünen insanlar çoğu zaman yalnızca dağınıktır... Hadi toparlayın kendinizi... Takipçilerinizi yazalarınızdan mahrum etmeye hakkınız yok... iyi bloglamalar...

Kalın sağlıcakla...

kişisel blog,takip et

2 yorum:

  1. Merhaba,

    Blog yazarlarının bahane ürettiklerinden, aslında ilhamın bittiğini söylemişsiniz. Bir kısım blogger için bu dediğiniz doğru olabilir. Bir hevesle başlayıp günde ikişer üçer yazı yayımlayan, bir süre sonra tabiri caizse "gazı kaçıp" blogunu boşlayan kişileri ben de çok gördüm.

    Yazını okuyunca kendimi sorguladım. Zira ben de blogumu açtığım 2011 yılında haftada 3-4 içerik yayımlarken şuan ayda 1 içerik zor hazırlayabiliyorum. Acaba gerçekten ilhamım mı bitti?

    Ben blogumu açtığım 2011 yılında bekardım, tek yaşıyordum, çok fazla sorumluluğum yoktu. İşten gelince bilgisayarın başına geçer yatana kadar blogumla ilgilenirdim. Şimdi durum nasıl?

    Evliyim, 2 yaşında bir oğlum var, akşam eve gidince bırakın bilgisayar açmayı 2 sayfa kitap okumaya zor vakit ayırıyorum. Blogumla sadece mesai saatlerinde işim az olduğunda ilgilenebiliyorum. Peki vakitsizliği bahane mi ediyorum? Benim ilhamım bitmiş olabilir mi?

    Bunu da şöyle cevaplandırayım. Benim aklıma yazı fikri geldiğinde ana başlığı ve yazıda bahsedeceklerimi alt başlık olarak not alıp kaydederim. Az önce taslaklara baktığımda 20ye yakın tamamlanacak içerik olduğunu gördüm.

    Lafı çok uzattım biliyorum. Kısacası ben bir şeyleri bahane ettiğimi düşünmüyorum. Çünkü kafamda pek çok yenilik, pek çok yazı fikri, fazlasıyla heves ve istek halen mevcut. Sanırım blog yazmak için insan hayatındaki en doğru dönem bekarlık ve emeklilik dönemi :)

    Neyse, ben ilk kez blogunuzu ziyaret ettim ve bu yazınızı okudum. Çok başarılı bir blogger oluğunuzu düşünüyorum. RSS okuyucuma ekledim blogu.

    İyi bloglar!

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Serdar bey... Öncelikle hoş geldiniz şeref verdiniz...

    " Gerçekten zamanı olmayan kişisel blogcuları tenzih ediyorum ancak olay bir yerden sonra kopuyor ve tekrar başlamak zor geliyor... Hedef kitleyle etkileşim içerisine giremeyince ya da reklam gelirlerindeki beklentiler istenen oranda olmayınca kişisel blogcular yazmaya karşı isteksiz davranmaya başlıyor... Üretkenliğin azaldığı veya bittiği yerde de mazaretler peş peşe gelmeye başlıyor... "


    Aile mefhumu çok önemli... size ailinizle mutlu bir hayat diliyorum... Blogcu arkadaşlara verdiğiniz blog hizmetinizden dolayı da tebrik ediyorum...

    Değerli yorumunuz ve takibiniz için çok teşekkür ediyorum... görüşmek üzere...

    YanıtlaSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın...