10.12.19

Okudum, Başka sabahlara uyanmak, yeşim esgin yayla

Başka sabahlara uyanmak, yeşim esgin yayla, kitap alıntıları, kişisel blog

Doğayı, mevsimleri ve hayvanları betimleyen, konusu kaçış ve dönüşüm olan kitaplar nazar-ı dikkatimi celbetmeyi başarıyor... Başka Sabahlara Uyanmak, Kapağına bakarak başladığım kitapların arasında beni yanıltmayan nadir bir kitap... Yani ismiyle müsemma... Şehrin keşmekeşliğinden sıkılanların, doğanın asude kucağına kaçmak, orayı yurt edinmek isteyenlerin bir solukta okuyacakları türden bir kitap... Kutsal öğretilerin de olduğu kitap bildiğimiz anlatımların dışında güzel etkiler bırakıyor... Okuduğum kitapları yayınlıyorum fakat umumiyetle tavsiye etmiyorum... Yeşim Esgin Yayla'nın, Başka Sabahlara Uyanmak isimli kitabını nacizane bir okur olarak, henüz okumadıysanız tavsiye ediyorum... Sağlıcakla kanılınız... [line] 

Yeşim Esgin Yayla / Başka Sabahlara Uyanmak / İktibaslar

✔ (...) topladığı bir demet mis kokulu yasemin... Güneşli bir sabahta karşımda orman, kuş cıvıltıları, tatlı bir meltem, keyifli ve mutlu insanlarla bir arada olmanın huzuru... Kahvaltı masasında, şu hayatta daha ne ister insan, neyin peşinden gider diye adaçayımı içerken düşünüyordum, bulamadım..[line]“Bugün nasılsın Defne?” 

✔ “Aristo’ya iyi nedir diye sormuşlar. O da, "İyi, insanın kendinde olmayan şeydir" demiş. Aç olan için yemek, hasta için sağlık, âşık için sevgili, parasız olan için de para iyidir.[line]✔ Hayatında yolunda gitmeyen ne varsa, iyi düşün; belki de savaşmaktan yorgun düşmenin sebebi okları fırlatan savaşçılar yerine üzerine gelen oklarla kavga etmeye çalışman olabilir. 
[line]
✔ Fiziği sağlıklı ama ruhu, zihni acı çeken o kadar kişi var ki. Velhasıl iyi olmak için bu değerlere sahip olmak yeterliyse, iyi bak belki istediklerine olmasa da ihtiyaç duyduklarına zaten sahipsin.” 

✔ “Yalnızca kendinin mi bu durumda olduğunu sanıyorsun? Tekâmül etmek için gereken her koşul insan için hazırdır. Yaşıyacaklarının senin istediğin şekilde olmaması, senin için kötü olduğu anlamına gelmez. 
[line]

✔ “Sır şurada, kutsal kitapta şöyle der: "Az olanın elinden alınacaktır, olana ise daha fazla verilecektir."
 
“Ne demek bu, hangi kitapta yazıyor?” “Kitabı önemli mi? Sen özünü anlamaya çalışmalısın.
“Tamam, vazgeçtim. Sormamış kabul et. Ne anlama geliyor bu söz? Tersi olması gerekmez miydi?
“Örnek olarak, sen oyuncak alamadığı için somurtan bir çocuğa mı yoksa ona bir oyuncak verdiğinde teşekkür edip mutlu olana mı daha çok vermek isterdin? İnsan da işte biraz böyle oluyor, somurtkan çocuk gibi. Ne aldığı yetiyor ne onunla mutlu olmayı biliyor. Ya da elinde sadece bir kova su olsa, kurumakta olan bir ağaca mı yoksa çiçek açmış olana mı dökerdin? Meyveye dönüşmesi için çiçeklenmiş olan ağaca dökersin, digerini de söker atarsın. Böylece olana daha fazla vermiş, diğerinin elinde olanı da almış olursun. Işte bu yüzden daha fazla istiyorsan önce elindekilere şükür edip onunla gerçekten mutlu olmayı öğrenmelisin. [line]
Başka sabahlara uyanmak, yeşim esgin yayla, kişisel blog, kitap alıntıları✔ Dört Mevsim Konçertosu’ndan ilgili opus dolduracaktı odamı. Zaten lise yıllarımdan sonra ne oldu da hayatımdan çıktı bu müzik, hiç bilemedim. O gün müziği yeniden günümün bir parçası haline getirmeye karar verdim. Pitagoras’ın dediği gibi: “Hastalık yoktur, az müzik vardır.” Insan ruhunun akordu bir bozulmaya görsün, sonrası sadece sefalet ve perişanlıkmış. Hem yüzlerce yıl boyunca Osmanlı şifahanelerinde hastalan müzikle tedavi... [line]
✔ “Söyler misin bir insan kaderinde olmayan neyi oralarda öğrenebilir ve eğer öğrenmesi gerekiyorsa bundan nasıl kaçabilir? Ruhunda o çağrıyı duyduğun an, artık mekân ve kişiler önemsizleşir. İstediğin her yere gidebilirsin, kendinden kaçamazsın! Ayrıca kutsal kitapları okumak, değerli eserleri okuyup tabiat anadan beslenmek varken, neden önüme benden farklı olmayan tanımadığım bir insanı katayım? En önemlisi, nereden bileyim beni doğru yere götürdüğünü? Gerçekten çok değerli, gerçek alimler, zat-ı muhteremler elbette var ama emin ol onlan popüler dünyanın içerisinde bulamazsın.
[line]✔ Nereye yönelmek gerektiğini bilmek, ulaşılacak olanı belirler. Bunu yapmak sakinliği getirir. Sakinlikten sonra huzura ulaşılabilir. Huzuru elde ettikten sonra üzerine düşünmek mümkündür. Üzerine düşündükten sonra ulaşılacak olan elde edilir.[line]Sonra arkalanndan düşündüm günlerce. Çocuk haklıydı, ben artık bir müdür ya da akademisyen değildim, ' tüm sosyal sıfatlanm kaybolmuştu. Evet, ben bir “çiftçi” olmuştum.

Büyük adam olmak ne demekti peki? Neye göre, kime göre büyük? Sade ve doğanın içinde bir hayat yaşamak büyük adam olmanın karşıtı mıydı? illa ki bir sisteme hizmet etmek şartmıydı? Biliyordum yeni dünyada

Topluma yararlı olmak, insanlara ve insanlığa faydalı olmak için ödenen bedeller ne kadar hayırlıysa, ego için ödenen bedeller de o kadar acıdır. Oysa şöyle diyemez miydi: “Tabii ki oğlum, istediğini olabilirsin. Azimli ve mutlu olduğun her işte başarı gelecektir.” Hayatta daha fazlasını kazanma hırsından çok, artık çocuklara kazanabilseler bile daha azı ile yaşayarak mutlu olunabileceğini birileri anlatmalı. Maddeyle gelen mutluluğun hiçbir zaman doyurulamayacağını ve fazlasını elde etmek için tüketilen enerjinin tersine sadece mutsuzluk getireceğini artık dünya anlamalı. Aslında herkesin istediği azıcık mutluluk ve bu dar dünyanın kapısından çıkıp sonsuzluğa adım atabilmek. Oysa tam tersine kürek çekiyoruz. Bunun için önce zamanımızı, sonra enerjimizi, biraz para karşılığında satıyoruz. Elimize geçen o parayla biraz çul çaput, yorgunluğumuzu giderecek dinlenceler, bozulan sağlığı düzeltmek için hizmetler alıyoruz. Oysa başta her şeye zaten sahiptik... Bu alışveriş hiç kârlı değil Defne. Ancak ne yapalım, bunu sadece fark edenler yeni bir hayata başlayacak. '

İşte bak, bugün aradan tam yedi yıl geçmiş... Ektiğim çam fideleri şimdi evimden büyük. Dünya ile girdiğim bu alışverişte artık kârlı taraf ben olmuşum. Tüm bunların
[line]“Lütfen alınma ama tüm o çalışma, zaman, enerji şimdi burada çiftçilik yapmak için miydi?”

✔ “Defne, yaptığın yemeği yakarsan, o yemeği yine de yer misin? Tekrar yaparsın. işte benim kurduğum ilk hayat yandı, ben de yeniden yaptım. Üstelik bu sefer daha bilinçli, ne istediğimi bilerek yaptım bunu. Hem şu hayatta önemli olan mutlu olmak değil mi? Benim huzurum ve iç yolculuklarım üzerime taktığım apoletlerden daha değerli. Nitekim bir gün ölüp gittiğimizde dünyevi başarılar değil, kendini bulmak, Tanrı’ya ulaşmak için neler yaptığını soracaklar. Bunu anlamak için bir okul diplomasına değil, temiz bir kalbe ihtiyaç var sadece.”
[line]✔ mutlu olmak değil, büyük yaşamak ya da öyle gözükmek önemliydi. işte, sistemlerin seni içinde tutmak için uydurduğu koca bir yalan... Nitekim nice büyük adamlar yaşadı ve toprak oldular sonunda. Daha fazla hırs, mal, mülk, güç ugruna kim bilir neler kaybettiler. Kimse anlatmaz bunları değil mi? Oysa beşerin onuru ve inancı giderse, o zaman büyüklügünü kaybeder. Elbette gerçek büyük adamlar bilirler, topraktan yaratılan insanın, yine toprağa döndüğünü.

✔ Hayatın amacını karmaşık teorilerde arayanlar, gerçeğin basitliğini nasıl da kaçırıyorlar. Biz yok olmaya mahküm bir maddeden yaratıldık: topraktan. Içine üflenen ilahi nefes, yeniden kaynağına dönmek arzusunda. Bu bir çelişki değil. Tersine bu bir doğa yasası, yaratılmış olan her şey ancak zıttı ile varlık düzeyinde tezahür eder. O yüzden insan bir yanı ile ölümlüyken bir yanı ile de sonsuzdur Defne. Gemiyi limana bağlayan o kalın halatları kesmediğin sürece karada kalmaya mahkümdur insan. O yüzden doğudan batıya tüm öğretiler, ölmeden önce ölmeyi öğütler insana. Yani dünyevi arzulardan dünyada kurtulmayı. Bu tıpkı üzerine toprak serpilmiş ruhun silkelenmesi gibidir. Silkelendikçe hafifleyerek, kendi makamına yükselecektir. Hem bilir misin “ölmek”, Samurayların bile öğrendiği ilk derstir. Ölmekten korkarsan, kaybedeceklerin olduğunu düşünürsen asla iyi bir savaşçı olamazsın. Samuray, ruhun asla ölmeyeceğini bilerek zaten Ölmüş olandır, bu büyüklük değil midir?
[line]✔ Biliyor musun, kalbim çok acıyor. Yine de yerinde olduğunu hatırlattığın için sana minnettarım. Emeklerini boşa çıkartmayacagım ve bana ait olanı bulup onu yaşayacağım. Sevgilerimle, Defne

✔ “İnsanlar arasında nehri geçip karşı kıyıya ulaşan azdır.
Büyük bir çoğunluk, nehrin kıyısında bir aşağı bir ' yukarı doğru koşup durur.”

Buddha

kişisel blog,takip et
  1. Başka Sabahlara Uyanmak🤔Bir arkadaşım daha önermişti, demek ki kısa sürede okumak gerek. Teşekkürler tanıtım ve öneri için 👍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ziyaret ve yorumunuz için ben teşekkür ediyorum... Hoş geldiniz...

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Yazmaya başlayın ve aramak için Enter tuşuna basın.